
Şiir ara
İçerisinde anneme mektup* geçen şiirler toplam: 4 sonuç...
necip fazıl kısakürek
ben bu gurbet ile düştüm düşeli, her gün biraz daha süzülmekteyim. her gece, içinde mermer döşeli, bir soğuk yatakta büzülmekteyim.
böylece bir lahza kaldığım zaman, geceyi koynuma aldığım zaman, gözlerim kapanıp daldığım zaman, yeniden yollara düzülmekteyim.
son günüm yaklaştı görünesiye, kalmadı bir adım yol ileriye; yüzünü görmeden ölürsem diye, üzülmekteyim ben, üzülmekteyim.
1924
nuray adıgüzel
annem; seni düşünürken unutuyorum her şeyi, senle başlıyor tüm güzellikler... sanki hayatın bütün kötü oyunları siliniveriyor gözümde seni düşündüğüm anlarda. " seni nasıl özlüyorum bilemezsin " diye başlıyor içimde tüm güzel cümlelerim.. " ama sen yoksun " diye nihayet buluyor, hepsi bir bir dökülürken dilimden... özlemenin ne demek olduğunu çok iyi anlıyorum bu aralar, keşke bu kelimenin anlamını sadece sözlüğe bakarak öğrenseydim yaşayarak değil ! oysa bir telefon kadar yakınken birbirimize, arayamamak ne kadar acı öyle değil mi ? en kuytu köşelerde, sessizce ve kimseye duyurmadan usul usul ağlıyor küçük kızın...
sensiz geçen günlere binlerce kez lanet okuyorum bir taraftan akan her damla gözyaşımda.. bir yandan senin de bu ayrılığa katlanamadığını bile bile... bu küçük mektubumu sen asla okumayacaksın anneciğim, zaten bunun rahatlığıyla yazılmadı mı bunca hüzün, bilirim bu satırlar üzecektir seni elbet.. oysa gözlerinde gördüğüm ebedi mutluluktur bütün temennim ilelebet...
kocaeli - 12.01.2005
mehmet atilla maraş
ah anam, bu yabanda hoyrat rüzgarlar esti, güler yüzlü, medeni (!) haramiler yol kesti, can verirdik uğrunda sevdamız mukaddesti, bağından koparılan güllerime ağladım...
korkularım büyüyor peşime sal gölgeni, hüzün yoldaşım oldu, terketti umut beni, ne olur dualarla yine sen avut beni, benden uzağa giden yollarıma ağladım...
yapayalnız ölürsün hasta olsan kime ne ? komşular duvarları aşıp gelemez anne, nice insanımızın ateş düştü kalbine, dört bir yana savrulan küllerime ağladım...
burada akla ziyan öyküler yaşanıyor, geceler kahrolmakta, şafaklar utanıyor, perdeler yırtıldıkça sokaklar utanıyor, döndüm kendi içimde hallerime ağladım...
neler yitirdik neler, varamadık farkına temeline harç olduk, ter akıttık arkına, zamanla boğuşarak dönsün diye çarkına, kaptırdığım elime, kollarıma ağladım...
güzel anam, ezandan mahrum olmak ne demek ? hasret zindanlarında mahkum olmak ne demek ? diyar diyar gezdirdi bizi bir dilim ekmek... başını alıp giden yıllarıma ağladım...
faruk onmaz
anne yine yalnızlık düştü payıma zamanından önce koparılan gül gibiyim zehir katmış cinler sanki çayıma bir yangından arta kalan kül gibiyim yalnızlık benim ebedi dostum bir sonbaharda gizlice onunla buluştum
bitmedi bir türlü şu gurbet hikayesi senden ayrılalı bilmem kaç yıl oldu herkesin yanında uyuyor mübarek annesi bilemezsin sensiz kaç gece gözlerim doldu
yalnızlık benim ebedi dostum sana söyleyeceklerimi hep onunla konuştum
zaman geçmiyor bir türlü anne toprağa düşmüş gençliğim çırpınıyor ak düşen saçlarımı aman görme inan onlar bile seni soruyor yalnızlık benim ebedi dostum beni gurbetin soğuk geceleri vuruyor
beyaz kireçle boyanmış evim ve seninle oturduğumuz iğdenin altı hala bekliyor mu soğuttuğum çayım hala bekliyor mu beni kahvaltı
yalnızlık benim ebedi dostum başımı tüm belalardan duaların koruyor
zaman geçmiyor bir türlü anne bir sazıma, bir duvardaki saate bakıyorum ak düşen saçlarımı aman görme uçurumdan aşağı sular gibi akıyorum yalnızlık benim ebedi dostum sensiz içtiğim çaylarımı hep o koyuyor
anne kavuşmanın vakti hala gelmedi mi rüzgarla sana fısıldadığım sözler bir akşam üstü kulağına gelmedi mi bunlar son vakitler sönüyor ocağımdaki közler
yalnızlık benim ebedi dostum anne ben gidiyorum hayat artık beni kovuyor
adapazarı - 18.07.05

|