
Şiir ara
İçerisinde diriliş* geçen şiirler toplam: 7 sonuç...
erol kızıl
bunu ölümden say bunu uçurumuna ekle gözlerinin sayki unutulan cinayetin gölgeleridir yüregindeki cenin nesi varsa bundan sonrasi karilmiş kar yiginindan yagmurla kar kapişir bahar aci bir sanci kirazidir nezledir söner son ateşin simyasi kuzeyindesin tüm sicak iklimlerin nedense susmuş daglarin öte yani bu yanda elinden rüyama süzülen yirtici bir kara kedi aramiza girdi bir kere kendini aşirdin ben içinde kaldim ben kaldim sen suya kandin şimdi kurak duasindasin dizlerimin dibinde suyumu eylülün dibinde unutursun belki umutmuşsundur bilinmez nergislerin suyundan kendini nasil yaratirsan öyle sattim seni bir yusuf kuyusundan suçlarin dip uykusundan çikarttim seni serseri kalemden şirinim olsaydin düşte kedi olmasaydin keşke
yener koç
bekle beni geleceğim umutlarımla yine açılacağız dalgalarla sağlam olacak bu sefer yelkenler doyacak fırtınaya bir ben bir sen ulaştığımızda kumsala dalgalar bir başka vuracak sahile önümüzde deniz üstümüzde güneş
bekle geleceğim.
betül turan
tutunacak bir dal aramak boşuna var mı ki tutunacak dal kendinden başka ne kadar döner bu çark, taşıma sularla kendinsin yine iç savaşını verecek olan. her cephede çarpışıp, er olmayan meydanda kanlar içinde yığılan. ey kadın ! bükük dizlerini doğrult ve başını hep dik tut kendini doğur kendinden bir bebek algılamasızlığında bakın etrafa bak ama görme sakın ki girmesin gözüne gerçeğin parmağı. gün diriliş günüdür diril ve sök köklerini kemirgen toprağından. artık ne kök var, ne yeni sürgün olabildiğine özgürsün !..
gökhan tosun
biri gidiyor biri ! ölmek gibi saçları saçlarımdan kalkıyor eti etimden, sanki biri beni sürükler gibi üzerimden...
biri gidiyor biri ! göğsümden duman çıkar gibi doğruldu beline kadar dışarı içimden sanki lahitinden mumya gibi biri kalkıyor bedenimden.
selçuk bekar
üzülme bir tanem kanı bozuk günlere geldin diye madem iz bırakıyor ayağın karda madem güller gül kokuyorlar hala ne diye küsersin, bilmem, ne diye aşka ?
yazısın, yazgısın, sözlüsüsün ustanın bozukmuş, ve hatta bozulacakmış daha da dünya olsun... gözün de ağlamayı unutmadı ya !
o küçük, o kara, sabah pencerene konan küçük kuş var ya fısıldamadı mı sana haberi: mahşeri bir ordu indi de dağdan, çizmeleri kanlı iblis'in askerleri terk etti haneleri bebeklere mehter okuyor artık ninnileri bıraktı anneleri nal sesleri geliyor uzaklardan, tekbirler getiriyor bir pir-i fani duyuyor musun ?
pus dağılır birazdan, şaha kalkar yelesi ışık atlar gün gelir: ismine diriliş denecek olan ve çatlar gök kubbenin göbeği sonra, sular uçar, dağ eğilir, yürür orman ! bir küçük kız belki hala ip atlar velakin kelepçeye sığmaz artık hayatlar ! neredeyse çağın bile üstüne diriliş yazacaklar...
ankara - 06.12.2005
erdem bayazıt
ey bir emre hazırlanan simsiyah gecede karanlığı emip emip de gebe kalan ey her depremden sonra biraz daha doğrulan herkesin veba girmiş bir şehrin hem halkı hem seyircisi olduğu bir günde ey düştüğü yerden kalkmaya hazırlanan ülke. her damlası bir zafer müjdecisi bir posta eri gibi yağmur yüzümüze değince çıkacağız yola. çıkacağız yola hesap günü gelince yağmur yüzümüze değince güneş bir mızrak boyu yükselince.
ankara - 1967
salim yılmaz
bir ses gelir uzaktan yavaş yavaş belli belirsiz bir ses gelir bin olur akar sel sel çığ çığ yıkılır dağlar düz olur
yumruk yumruk eller nasırlar balyoz olur
bir ses gelir uzaktan dirilişin sesi yıkılır dağlar uçurumlar yüz olur
ben ben olurum ben ter olurum ben beni bulurum yokluğumda inci düşer alınlardan gülünür incilere
bir ses gelir uzaktan gök değildir çöken yer yarılmamıştır ahtapotun kolları kırılır akan terler kutsal ırmak olur ben beni bulurum

|