
Şiir ara
İçerisinde sen ben* geçen şiirler toplam: 43 sonuç...
tuncer oral
sen: uykunun en talı yerinde keyfin şahane. ben: sabaha karşı uykusuz gönlüm biçare. sen: kalbin huzur dolu, içinde yok yare. ben: sevda yolunda yorgun avare.
25.05.1996
sami ercan
hep sana baktım hep sana aktım sen deniz ben ırmaktım
dildim sözdüm rengi çözdüm sen çiçek ben gözdüm
renk renktim tohum ektim sen güneş ben çiçektim
serhat çeltik
ay nasıl parlatıyorsa geceyi sen de benim içimi öğle parlatıyorsun yanımda olmadığın zaman bana işkence ediyorsun
çekip gittiğinde, kalbime hançer saplıyorsun ama yine de arkana bile bakmadan çekip gidiyorsun
biliyorum herkes gibi sen de beni sevmiyorsun ama bilmen gereken bir şey var sen benden nefret etsen de ben senden nefret edemem çünkü seni seviyorum.
utku ernez
ya sen gidecektin ya da ben ama olmamalı sen ve ben öyleyse çekil yolumdan and içtim kendimi bulmaya çekip gitmeye buralardan al senin olsun bu diyar doya doya yaşa bunları hatta kabuğunu soymadan ye denizi ve yağmuru... ne sen bana ne de ben sana estirdi ölüm kelimeleri isterdim aslında bakarsan sana aşık olmaya aşık olmayı ama olmadı sana aşık olmaya aşık olmak... biz her şeyi aslında bir şeyi delicesine ölürcesine severiz ama aşkım neyi söylesene biz neyi severiz... seni mi beni mi yoksa yoksa asıl tadı kabuğunda olan yağmurunda denizinde olmayan izmir'i mi severiz söyle... zaten bu güne kadar söyleseydin seni mi izmir'i mi sevdiğimizi koşarak gelirdim gözlerine hayır hayır ben mercan mavisine altın parmaklık saçlarına gelirdim... şimdi bitti artık ne mavi ne buğday acılar parkında biram ve ben asıl sarı ve mavi burada bende elimde ama cebimde yanımda veya kalbimde değil süt içer gibi sarhoş olurken sana yazılmış şiirlere daha doğrusu sana olan her şeye lanet okuyarak sarhoş olurken... seni değil izmir'i bırakıp gidiyorum ve son kez ama son kez hayatımda sana olan son hoşçakalı elvedayı çekiyorum... hoşçakal aşkım.
sercan sezgin
kapının ardında dikilmeni istemiyorum. zili çalmadan içeri girmeni de... seni unutmak istemiyorum artık hatırlamak da... sen kimdin ? ben. ya ben kimdim ?
ben artık daha az sen, daha çok ben olmak istiyorum.
dolmabahçe - 05.09.2003
emine tunç
yeterince anlatamam, bendeki sen'i ne de ben tanırım, sendeki ben'i
çoğaltırken içimde, bendeki sen'i belki de artırırım, sendeki ben'i
gözlerim arıyorken, sendeki sen'i bulurum varlığımda, bendeki ben'i
düşünceler yoğunlaşınca bendeki sen'le gönülde buluşurum, bendeki ben'le
ankara - 12.06.2003
sami ercan
eminliğim gerçekten eminlikse seni sevdiğimden eminim kalbimi dinle kalbimi sen. ne sözüm kar nede yeminim çay sensin şeker sensin su sensin. ben sadece deminim rüzgar sende rota dümen sende. ben gönlüne giden geminim sevgiyi tuğla eyleyip ördün sevdamızı. sen saray ben zeminim
behçet necatigil
her ben, dolaylı bir şekilde bir seni anlatış, bir senden yakınıştır. çünkü benim yerim seninle onun arasındadır. ve o değildir bana yakın olan, sensin. ben ben olsam dilbilgisi kitaplarındaki tekil şahıs zamirlerini şu sıraya göre düzenlerdim. sen, ben, o ! başta sen gelir, çünkü ben diye bir şey yok sen olmadıkça. her ben, ben'liğini sen'le anlar
sadık toraman
sen yıllara aldanmışsın, ben martılara. sen umudunun bolluğunda daralmışsın, ben harran, da öğrenmişim sevmeyi. sen süslü kalabalık şehir, ben yıkık köy. yani sen ben umut
kamil tepeler
bilirsin sevgilim ! isyanım başkadır, sözlerim başka. kuruyan yapraklar söyler şarkımı ezgiler firari, notalar başka
uzanmaz ellerim, gözlerim görmez yollar tanımaz beni hasretin başka
avuçlarımda ateş topu var yaralar beni dönmeze vurdu yollarım acın bir başka
halim başkadır benim ümit vermez zambaklar ne güneşe yönelir yüzümüz sevgilim ne gelir bahar bilirsin sevgilim aramızda hazan var
uzansan yakar seni varmaz katına aşkım söylesem nafile varmaz katına
yüzüm dönse de sana ayaklarım koşsa da sızlasa da her yanım bakma öyle, dönme bana bilirsin sevgili avuçlarımda ateş topu var
canberk apiş
doğdum sen yoktun büyüdüm ve okudum ben, sen yine yoktun aşk nedir bilmezdim, hatta aşıklara gülerdim ben sen çıktın karşıma seni çok sevdim ben ama aşk mıydı anlamadım sen ne zaman yoktun hasret çektim bilmeden yüreğim yanarken ama asla anlatmadım gittin gittiğin yerden selam gönderdin geldim geldiğimde beni görmedin sevdim nasıl desem diyemedim içime attım acıları kimseye anlatmadım anlamsız ben hayat nedir bilmeyen hayatı hiç sevmeyen gününü zor geçiren sen içimdeki yüce tanrısın benim ben zavallı bir anlamsız çocuk gibiyim sen yokken
duran tuğlu k.
okyanus olmaya çabalayan, masmavi bir deniz, kasirgalar koparmaya çalişan, kumral bir rüzgar, yagmurlar yagdiran her gece, simsiyah bir bulut, ve ben...
ölü bir kütüge benzeyen kizil bir çinar, etrafinda yemyeşil sarmaşiklar, uzayip giden, kör karanliga gömülmüş bulanik bir sabah, ve sen...
umut dolu bembeyaz pamuklar, büyüyüp giden, tarlasinda binlerce gelincik, her gün çogalan, yaninda gittikçe uzayan bir yol, sonu olmayan, ve biz...
okyanuslarda bogulan bir yelken, sana açilan, ıçinde sepetler dolusu taptaze güller, sana gelen, hayaller üstüne kurulmuş, koskoca bir dünya, ve seni gördükçe kendini yitiren bir ben...
özgür deniz
grup çekimi; sen ben ve o..
o yeryüzünün örtüsü toprak, sen gökyüzü ve ben ikinizin arasında, böylesine sevişsek..
gökyüzünde bulutlar oynaşsa tenimde, toprak değse bana ve tüm bedenime..
sizi gidi doymak bilmez hoyrat elli, yılan dilli, gözü dönmüş hainler !
hepinize sesleniyorum; " - topraktan baş veren gökyüzüne yükselen bulutlara değin uzanan ağaçların, dalları arasında güneşte oynaşan, tenime sürtünen yap rak lar ! "
mesela ayaklarımdan öpmeye başlasa beni gökyüzü, incecik bileklerimden yukarlara doğru çıksa.. tohum verse içimde toprak.. sabaha kadar dolup bo şal sak..
sen ben ve o; içimde, tenimde daha önce hiç yaşamadığım hiç tatmadığım karşı koyulmaz bir duygu : şeh-ve-et..
göğüslerime tüm ağırlığıyla bastıran gökyüzü ve altımda olmadık yerlerimi dolduran, top rak..
hayat verin bana; b a n a,
i ç i m e,
k a n a
k a n a
hayat verin...
istanbul
m. tarık fidan
ben seni bir yaz akşamında kaybettim yapraklar yemyeşildi, yıldızlar o kdaar parlak satırlara yerleşmişti senden uzak ellerim bir tuzaktı arsız hevesim, onu tercih ettim
şimdi küçük bir kıvılcımsın yüreğimde sert bakışların bazen ağrı yağıyor iliklerimde kalbimin çarpışını ayak parmaklarım hissediyor titreyerek sen bende küçük bir kıvılcımsın artık
her akşam seni göreceğim diye yolunda bekledim her şiirde göz rengini farklı yansıttım mısralara tam seni kazandım derken dudaklarımı kirlettim yaşayamadığımız günleri kattım hatıralara
tuba suphiye balkanlı
bir şiir olursun en benim her özlemimde satır satır, dörtlük dörtlük kafiyeler içinde bambaşka bir haz, bambaşka bir olgusun her kağıda, her sayfaya dökülüşünde.
bir dolu söz olursun, hepsi sevgiye çıkan nice umutlar ve beklentiler içinde bir parçü ümit olursun, yaşama gücü veren, bir hayal bile olsan, gerçek gibisin gözlerimde.
istanbul - 1985 kaynak hayale daldığım demler/yaprak yayınları, şubat 1997
deniz kılıçkaya
aldım yine kalemi elime seni yazmak için kendime ama inan hiç bir şey gelmiyor içimden.
öyle yorgun, öyle bitkinim ki artık elimde yine bir kadeh şarap masada geceden beri yanan mumlar aklımda yine sen.
ama ben seni dökemiyorum sayfalara düşünürken seni böylece mumlar tükendi şarap bitti anladım ki sen bende bitmişsin...
ali sekmen
sen benden, ben senden biz arkadaş kaldık senelerce birbirimize aşkımızı paylaşamadan korktuk belki de ikimiz de bu samimi dostluğun kopmasından
bekledik ikimiz de ilk adımın gelmesinden sen benden, ben senden ikimiz de biliyoruz kopamayız bu sevgiden sen benden, ben senden.
10.09.2007
aysel c.
murat ve yasemin'e
çıkmaz bir sokakta buldun sen beni, sevdin seveceğimi umarak. ne kadar direndiysem de gönlüm deli, seni sevdim, yüreğime koyarak.
belki bir ömür sığdı iki yıla, olsaydın keşke ömrümün kalanında da. son nefesini verseydin kollarımda, yanında olsaydım o feci kazada.
sen ölmedin gülüm o kazada, bendim, ömrümdü biten. her ne kadar yoksan da hayatımda, sen değildin, sevdan da değildi yiten.
keşke tutabilsem ellerini de, baksam kömür karası gözlerine, ısıtsan, saatlerce gözlerinle beni. biliyorum izliyorsun sevdanla beni bir yerlerde.
ne günler devirdik seninle, bir kere daha murat desen yüreğinle. ben de seninin yasemin'im sevgim de, sana kavuşacağımı biliyorum, rabbim benimle.
senin aşkın konmadı başka gönüle, sevemem senden başka bakamam kimseye. ne gördüysem gönül gözümde, özlüyorum birtanem, özlüyorum seni delice !
sen beni sevince başladı her şey ! ve hala aynı yerde !..
ankara
ömer soy
gecenin bir vakti uykun kaçarsa yıldızlar gökyüzünde sönük kalıyorsa yalnızlık ateşi içini yakıyorsa sen beni asla unutamazsın
başkasıyla gördüğünde kıskanıyorsan gözlerini kin nefret bürüyorsa bensizlik ateşi içini yakıyorsa sen beni asla unutamazsın
gözlerim sana manalı bakıyorsa fallarda hep ben çıkıyorsam ümitsizlik ateşi içini yakıyorsa sen beni asla unutamazsın
hayallerinde hep beni görüyorsan mahşerde buluşacağız diyorsam sevgimin ateşi içini yakıyorsa sen beni asla unutamazsın
gökhan karakuş
kömür gözlerinde yandım gecelerce sen beni bu sahilde terk edince hep seni buldum şarkı ve türkülerde sen beni bu sahilde terk edince.
sen beni bu sahilde terk edince ben küstüm kendime dostların akşam sohbetlerine gitmedim sevdiğim barların, cafelerin sadece önünden geçtim satıcı " kapatıyoruz beyefendi " diyene kadar kitap evlerinde gezdim hep aşk kitaplarının önsözünü ve arkasını okudum. fotoğrafçıların vitrinlerindeki evlilik fotoğraflarını izledim saatlarce. yolda bir dost gördüğümde hep kafamı çevirdim. küs değildim kimseye ama korkuyordum bana seni soracak diye. akşamları eve de kimse gelsin istemiyordum. sadece masamda iki bira, teypte onur akın bir de ben bir de sen elimdeki resmine bakmaya bile korkuyordum eğer dönmeseydin bana sevgili and olsun gidecektim bu şehirden. sokaklarının, caddelerinin cafelerinin, kızlarının siyah uzun saçlarının seni hatırlatmayacağı bir şehre. gidecektim çünkü; tam kalemim alışmışken mısralarında sevgimizi anlatmaya sen beni bu sahilde terk ettin. aşamayacağım hayat oyunları olduğunu düşünürken sen çıkmıştın karşıma. ve anlamıştım ki imkansız kalmamıştı hayatımda. ve sen gidince yine anladım ki yanılmışım. ama anlamaktan ve yanılmaktan bıkmadım bıkmayacağım da. iyi ki döndün sevgilim...
ragıp dilbaz
imkansız ne varsa gidip onu bulurum, nerede imkansız sevgi. nerede ulaşılmaz bir kadın, ben onu bulurum.
etraf seven insanlarla dolu, herkez neşeli burada, içlerinde en hüzünlü kimse, ben onu bulurum.
karşımda insanlar var. kalpleri açık saçık nerede kalbi kapalı, kötü insan, ben onu bulurum.
merhametlliler dolanırken etrafta, uzaklarda bir hain var. başka işim yokmuş gibi, ben onu bulurum
dedim ya; imkansız ne varsa bulurum karşılıksız, mutsuz, istenmeyen, nefret edilen. sen zannederek, hep imkansızları seçtim. geç anladım sen olmadığını. dayanamıyorum sevdiğim. sevdiğim halde hiç görmediğim. ama bir gün geleceğini bildiğim. hadi bir kere olsun çevir gözlerini, bak etrafa, kalabalıkların içinde. bir kez olsun, sen bul beni !
m. tarık fidan
yansın gözlerim gözlerinde bir filiz açsın uçsuz yerinde kalbimin okyanus sularıyla beslensin ama sen beni düşünme
korkularım bana kalsın hayalleri tek başıma yaşayayım seveyim seni sonsuza kadar ama sen beni düşünme
bir rüzgar essin yaprakları yaparkları sararsın umutlarımın alışsın senle yaşadığım zamanı hatıradan saymaya ama sen beni düşünme
ellerim ellerini arasın rüyalarımda gizlice izleyeyim ne yaptığını gidişini, kayboluşunu yavaşça küçülerek ufukta ama sen beni düşünme
sen düşünme beni ağlama benim kadar geceleri huzurlu bir uykun olsun bakma bana ben değil aşık... sen düşünme bitanem
ibrahim ay
ben zehirim içtiğin içip can çekiştiğin ben şeytan, sen meleksin sen beni sevemezsin
bir soruyum çözemediğin güvenmeyi beceremediğin ben yalan, sen gerçeksin sen beni sevemezsin
başındaki derdinim bir hatayım senin için ben kötü, sen iyisin sen beni sevemezsin
buldum sandığın sevginim gönlünün eğlencesiyim benden çok var, sen bitanesin sen beni sevemezsin
yazdığın bir güfteyim unuttuğun besteyim ben biterim, sen bitmezsin sen beni sevemezsin
zeynep h. acil
baharının renklerinden bahseden eski şiirler, ve bulutlar başımızda yeşilleri gölgeleyen, bakışlar, manasını kimlerde bırakmış, sevinçler yokluğunu hissetirmekte, ve sen hala hiç bir şey olmamışçasına, cümleler kuruyorsun yersiz, bana yalan söyleme...
yalnızları anlıyorum ilk defa, ilk defa hislerim hissedilmekten pişman, seni hala haykırasıya, seni hala çıldırasıya, seni hala tek taraflıca seviyorken ben, bu sevdadan kafayı yemedim henüz, anlamsız bu nezaket, anlamsız iyisin bana, sen beni sevmiyorsun, hiç kendini zorlama...
uğur şahiner
düşlerinizden yüzüm silinecek dudaklarınızdan adım siz beni unutacaksınız ben onu asla !
benim düşlerimi o, başkasıyla yaşarken kızımla ben ağlayacağız soğuk mezarımızda.
mustafa gül
sevgiliye
ben seni unutamam ki ya sen beni unut, gel sen beni ben hasreti yüreğimde yaşarım ya sen beni unut, gel sen beni
hasret deme taa yüreğim yanıyor kapattığım yaralarım kanıyor kor, kül oldum tüm bedenim yanıyor ya sen beni unut, gel sen beni
unut deme unutamam ben seni sevmek suçsa seviyorum ben seni heder etme bu bendeki sevgini ya sen beni unut, gel sen beni.
yarma - 26.03.2008
ismail akçurin
sadece seni düşünürüm geceleri sen bilmezken bir tek seni isterim çok severim sen ise bir güvercin, uçarsın gidersin istersen arkandan bakan yok sanırsın, ama bilirsin bana baktığında benim sadece sende olduğumu ben özlerim, isterim yine de, göreceğimi bile bilmeden seni beni dinlersin çünkü, söyleyecek sözüm vardır daha hep benimle ol isterim hep inanırım, anlamazsın sen hiç umursamazsın, istediğinde seversin istediğinde düşünmeden yakarsın, acı çektiğimi düşünmeden ben senin için ölenim, bir ömür seninle olan sen beni vuransın, dönüp arkasına bakmayan bir mendil olmak isterdim, gözlerini sildiğin ağladığını duymak, ışıldayan gözlerini görmek bir ömür boyu seninle olabilmek, seni bilmek hepsinden vazgeçerdim, sadece seni tutabilmek elimde olsa, elimde olsa da sana dokunabilsem şimdi sen farklı olmasaydın da beni sevseydin benim sevdiğim gibi, isteseydin sen de isteseydin getirmez miydim gökyüzünü yere inanmaz mısın yapacağıma, tutamaz mıyım sanırsın verdiğim sözü ne çare sen başkasın, sen duymazsın dediğimi görmezsin, hissetmezsin benim hissettiğimi çünkü ben de farklıyım ama sana benzemeyenim ben senin için ölenim, bir ömür seninle olan sen beni vuransın, dönüp arkasına bakmayan...
sabri yılmaz
ağlarken gözlerimden süzülen bir damla gülerken yanaklarımdaki allık severken yüreğimdeki ateş düşünürken aklımdaki efkarsın
sen var ya sen güzümden sonraki bahar çölde bir damla serinlik bir annenin sıcacık kucağısın
sen, kızgın güneşte bir bulut dallarımda bir yaprak kurumuş çiçeğimin suyusun
sen, her zaman az öncesi yıllar asırlar tarihe göçse de az öncemsin benim
sen olmazsan ben bir hiç ben olmazsam sen herşey
sen, hayat serüvenim ömür defterimsin benim
sen aslında bensin ben de aslında senim öyle ki benimsediğim ne eskimsin ne de yenim sen var ya sen benim...
aysel c.
geç kalan aşkıma
benimsin gözlerimin gördüğü, yüreğimin seçtiği, içimin titrediği, ellerime düşen ilk yağmur tanesisin.. sen benim bir tanem, sen benim meleğim, sen benim her şeyimsin.. bir şey daha var, son bir şey daha
sen benim geç kalmış aşkımsın.
varsın olsun, geç olsun ne çıkar ? sen benimsin ya ! bendesin ya.. başkasıyla uyusan -dolaşsan ne çıkar ? içimde büyüyen bir har ki söndürecek ne bir deniz ne de okyanus var
sen benimsin katmerim.. balım, şekerim, ekmeğim.. sen benimsin güzelim.. canım, aşkım, her şeyim...
sen benim geç kalmış hayallerimsin.
ellerimi uzatsam tutarım seni biliyorum, çekerim yanıma doğru başını göğsüme, seni kollarıma, belki nefesini nefesime.. alırım biliyorum...
beni öyle tutan var ki kara gözlüm, o halde bile şu mutluluğu tadamam biliyorum...
ankara - 22.06.2007
ali bezen
sen benim varlığını yazamadığım kalemim yokluğunu silemediğim silgimsin. sen benim çalışamadığım dersim alamadığım puanımsın. sen benim gözlerinde beni göremediğim sözlerinde beni duyamadığımsın. sen benim güneşsiz günlerdeki gökkuşağım aysız gecelerdeki yakamozumsun. sen benim hatıra defterimin en güzel ve yırtıp atmaya kıyamadığım tek sayfasısın.
hüseyin erdoğan
kanatsız bir kuşum, artık uçamıyorum, kaçmak istesem de, senden kaçamıyorum, yüreğim seninle, öyle dolu ki, sensiz nefes bile, alamıyorum.
her sabah çiçekler, sevgiler açsın, hiç solmasın yüzün, hüzünler kaçsın, gözlerin hep gülsün, neşeler saçsın, sen ömrüm boyunca, başımda taçsın.
istemem olmasın, sensiz akşamlar, artık hiç akmasın, gözümden yaşlar, sen benim aşkımsın, alın yazımsın, solmasın gönlümde, yeşeren bahar...
kadir taşkıran
meleğim'e..
s ensizliğe alışmak kolay mı ? e lem dolu kalbim kor gibi yandı. n eredesin ey ! canımın cananı ? b enim sensiz anlamım kalmadı. e t tırnaktan ayrılır mı ? n e acı... ah ne acı ! i çilir mi sensiz aşkın şarabı ? m aziye bakmayla geçer mi dünya hayatı ? c ama vurup dururken yağmur, a ğlarım.. gözyaşlarım sanki cama vuran yağmur.. n eredesin ey ! canımın cananı ? ı zdıraplar bitsin; doğsun gönlüme sevginin ışığı, m azide kalmasın mutluluğun tadı. s ensiz yok hiç birşeyin manası ı şığısın gönlümün; adın mutluluğun anlamı n eyleyim sensiz bu canı ?..
istanbul - 09.07.2006
alparslan mazi
sen benim her şeyimsin ! her şey nedir bilir misin ?
belki... sevmek delicesine, hasretinden prangalar eskitmek.
belki... özlemek, umut etmek, her yerine yüz sürmek doyasıya.
belki... öpmek, koklamak, sarılmak, bırakmamacasına.
belki... fethedebilmek seni, sınırlarını, duvarlarını zorlamak.
belki... hükmetmek her şeyine, ruhuna, kalbine, bedenine.
belki... iniltilerini duyabilmek, rüyalarımda olduğu gibi.
belki... ekmeğim, aşım olmak, sigaramdan tüten duman.
belki... oluklar başında, kana kan’a içtiğim su.
sen benim her şeyimsin ! her şey nedir bilir misin ?
bilirsin ! bilirsin ! çünkü sen benim her şeyimsin !
ankara - 13.11.2007
başar murat ekici
elimsin; ekmeği tuttuğum secdeye vardığım allah'a açtığım elimsin sen benim tutan elimsin !
sen benim her şeyimsin... gözümsün; hakkı, hakikati aşkı, güneşi zeytini ve balığı gördüğüm gözümsün sen benim gören gözümsün !
gözümsün... ışıl ışıl parlayan bir noktaya dalan gülen, ağlayan gözümsün sen benim iki gözümsün !
sen benim her şeyimsin... ayağımsın; tüm yükümü taşıyan ruhumun hamalı gücüm, kuvvetim her kapıdan ilk attığım sağ ayağımsın !
her şeyimsin sen benim... kulağımsın; ezanı, martıları annemi, falcı kadını yağmuru ve bülbülü dinlediğim kulağımsın sen benim duyan kulağımsın !
aklımsın iyiyi, kötüyü ayırt ettiğim hayra, şerre erdiğim tanrıyı kabul ettiğim aklımsın sen benim eren aklımsın ! sen her şeyimsin benim.. zamanımsın; katre katre çektiğim hücre hücre hissettiğim an an yaşadığım zamanımsın !
sen benim zamana meydan okuyuşumsun zamanı unutuşum tek koca bir anda varoluşumsun
hem dünümsün unutamadığım, unutmak istemediğim hem de bugünümsün aldığım nefes gibi gerçek sen benim yarınımsın yarınlarımsın...
sen benim olmazsa olmazımsın, o olmadan yapamadığım onsuz bir anlam ifade edemediğimsin her şeyimsin... yitiğimsin, ana rahminde yitirip bu yaşımda bulduğumsun buldukça yitirdiğim yitirdikçe aradığım tamamını hiç bulamayacağım yitiğimsin sen benim aramaktan zevk aldığım yitiğimsin !
sen benim tek günahımsın işlerken utanmadığım, kahrolmadığım şeref duyduğum hiç pişman olmadığım tek günahımsın sen benim en beyaz günahımsın
inadımsın... kötülüğe inadımsın,
sen benim saat dördümsün uykuya, soğuğa bitti biten sigarama ve yalnızken yoklayan kör şeytana direndiğimsin
sen benim yalnızlığım, kalabalığım sen benim bütün tanıdığımsın
sabahımsın; huzur ve bereket dolu mazlum, pak ve bakir sabahımsın sen benim pazartesi sabahımsın
sevdamsın; beni ben kılan bana beni bulduran aklımı başımdan alan sevdamsın
sen benim kara sevdamsın !
sen benim her şeyimsin... meleğimsin; bana iyilikler öğreten müjdeler getiren bana vaat edilen aşkı getiren meleğimsin sen benim ak kanatlı aşk meleğimsin.
sen benim bebeğimsin.. öpmeye doyamadığım okşamaya kıyamadığım tatlı dilli güler yüzlü koca gözlü nazlı bebeğimsin sen benim e bebeğimsin
suyumsun.. kanmadığım, kanamadığım suyumsun
sen benim suya heyecanlanışımsın sarıldığım topraksın soluduğum havasın sen benim yerim, göğüm denizim, deryam sen benim içim-dışımsın
sen benim koca gözlü yarimsin diğer yarımsın sen benim tek bir şeyimsin her şeyimsin.
başar murat ekici
kocagözlü nazlı'ya
sen benim her şeyimsin...
gecemsin...
gecede yıldızım, yıldızlardan''zühre''msin. şavkı gözümü alan, ruhumu kamaştıran, hiç solmayan, sönmeyen
her daim parlayan
seninim seninim diye göz kırpan yıldızımsın
sen benim''zühre''yıldızımsın !.
gülümsün...
kokusu burcak rengi ak haluku hak olan gülümsün !
kanım karışınca kanına
bir damlam akarken ak tenine bu sefer de kırmızı gülümsün !
şah-ı çiçeksin gülsün gonca gülsün
sen benim şah-ı çiçeğim benim gülümsün...
sen benim gonca gülümsün !
saçının her bir teline kurbanlar adadığımsın. bir ufacık gülüşüne, bir tatlı bakışına, bir''seni seviyorum''deyişine dünyalar verdiğimsin sen benim tek sevdiğimsin !
sen benim " her şey " imsin
duamsın... elim açık, boynum bükük allah'tan dilediğimsin.
sen benim diz çöküp dinlediğimsin
''allah'ım bana benden akıllı bir eş ver'' derken kastettiğimsin.
sen benim tanrıya duyurduğum, arzettiğim, haykırdığım, bağırdığım yar yar yalvardığım duamsın.
sen benim kabul olan duamsın...
her şeyimsin yar !
havvamsın ilk havvamsın... ve son.
bir ervah-ı ademin aslolan nesline ana kıldığı havvasın... havvasın işte !
kadınımsın.. hanımım... eşim, dostum, arkadaşım yolda yoldaşım halde haldaşımsın... mazhar-ı sırdaşımsın.
sen benim can yoldaşımsın.. !
istanbul - 14.02.2004
attila ilhan
sen benim hiçbir şeyimsin yazdıklarımdan çok daha az hiç kimse misin bilmem ki nesin lüzumundan fazla beyaz sen benim hiçbir şeyimsin varlığın yokluğun anlaşılmaz
galiba eski liman üzerindesin nasıl karanlığıma bir yıldız olmak dudaklarınla cama çizdiğin en fazla sonbahar otellerinde üniversiteli bir kız uykusu bulmak yalnızlığı öldüresiye çirkin sabaha karşı öldüresiye korkak kulağı çabucak telefon zillerinde
sen benim hiçbir şeyimsin hiçbir sevişmek yaşamışlığım henüz boş bir roman sahifesinde hiç kimse misin bilmem ki nesin ne çok çığlıkların silemediği zaten yok bir tren penceresinde
sen benim hiçbir şeyimsin yabancı bir şarkı gibi yarım yağmurlu bir ağaç gibi ıslak hiç kimse misin bilmem ki nesin uykumun arasında çağırdığım çocukluk sesimle ağlayarak
sen benim hiçbir şeyimsin
bahri kandaz
gençliğim hissiz kayık kaderimin elinde hisli bir şarkısın sen bu şairin dilinde hırçın bir okyanusa benziyorsa yüreğim sevgin ile sonsuza yüremektir dileğim
yürüdükçe her adım oluyor bir çağlayan sanki ilahi bir giz beni sana bağlayan varlığın nefesimdir yokluğunsa kefenim seninle aynı ten, biz ikimiz bir bedeniz
suskunluğa bürünüp çıkmıyorsa hiç sesim bilki sessizliğimde sen benim içimdesin aşkınla yüreğimi kavuran volkansın sen ! sana doğru sessizce akan bir nehirim ben
ayak bastığın yerde toprağın olacağım kalbimdeki sevginle huzuru bulacağım sen yoksan bu gönülde bilki ben bir deliyim yaşadığımı sanma yaşayan bir ölüyüm
12.03.2007
zekai uz
sen her zaman ümmetinlesin ümmetini çok seversin rahmet sen, merhamet sensin güzel ahlakı getirensin ahmet sensin, muhammed sensin sen benim peygamberimsin
gönül de sen, sevilensin sana alem hayran, bu garip erisin aşkınla divane, yoluna amadeyim ey ! sultanlar sultanı bir çare şu fakir hanemde beklerken seni titreyen gönlüme doğan güneşsin
seni anlatmaya ne akıl yeter, ne de kalem mümin olanın gönlünde her zaman elem sana kavuşacağım gün bitecektir, çilem şikayet değildir, sultanım sana duyulan özlem bir huşu içinde seyrederken bütün alem aşıklar senin aşkınla seherde tutuyor dem
yaratan sevmiş seni, sevmek bize farz ne kadar çok sevsem seni yine de az ey sevgili, bu garibi şefaat defterine yaz şefaat kanı sen, alemlere rahmetsin sen şefaat eylemezsen, bu garip neylesin şükür, sen benim peygamberimsin.
ankara - 12.03.2007 03:00
ömer soy
bir inat uğruna, ayrıldık seninle bu sevgiye istemeden son verdik hem sana hem bana oldu bak yazık sen benim sevgilim değilsin artık
bende son bir mektup, sende hıçkırık elimde kalan son kadeh o da kırık o günleri keşke hiç yaşamasaydık sen benim sevgilim değilsin artık
sevdiğini söyleme buruk kalbime seni öylece gömdüm en derine dönsen de bakmam artık gözlerine sen benim sevgilim değilsin artık
teselli etme beni tutma ellerimi çoktan aldı başkası senin yerini tanrı affetse ben affetmem seni sen benim sevgilim değilsin artık
yunus emre erzar
sen benim unuttuğumsun yüreğimin en ücra köşelerinde gizli kapaklı sevdiğimsin sen unuttuğumsun ölüm geldiğinde gözlerime gözlerim usulca kapandığında ya da kader karası rengini güneş aydınlattığında hayat içinde kaybettiğimde kendimi seni düşünmeye zaman izin vermediğinde sen unuttuğumsun sigaram beni dirhem dirhem azalttığında ağladığımda yokluğuna sabahtan akşama üşüdüğümde adın yıldızlarda parladığında ya da başucumda göremediğimde hayalini sen unuttuğumsun bir başka göze baktığımda baktıktan sonra nedense her baktığım göz kalbimin tam ortasına acısı taze kurşun gibi saplanıp sızlattığında seni aklımdan çıkardığımda sınadığımda kendimi yokluğunla baş başa sınadığımda sensizlikle zamanın herhangi bir yerinde sen benim unuttuğumsun umutsuzluğun ağına takıldığımda attığım her adımda nefesim adını fısıldadığında canıma tak ettiğinde kaldırımlar bataklık gibi içine çektiğinde beni hasret kıskandığında geceyi rüzgar camları havalandırdığında ben üşüdüğümde resmin elimde ölümü beklerken sen benim unuttuğumsun...
rıdvan büyükçelik
nedensiz ayrılık olmaz sebepsiz aşk olamaz sensiz bir hayat olamaz sen benimsin
kadere karşı geliyorum hayata itiraz ediyorum sen benimsin
hayattan nefret ediyorum sende mi bana acı çektireceksin o kadar mı kolay unutacaksın sen benimdin benim olacaksın
hayattaki herseye göğüs gelirim ama verdiğin acı çok çekilmez kafandakilere çare bulunur sensiz bir hayatım olmayacak
sen ve ben diyorduk bir elmanın iki yarısıyız diyorduk ne oldu canım benim hepsi yalan mıydı ? sen benimsin
hayallerimin prensesisin umudumun tek nedeni sensiz rotasız gemi gibiyim sensiz bir hayal olmayacak..
gökmen altınok
sen benimsin yeşil gözlüm, yar etmem kimselere. sensiz hiçtir bu gönlüm, gidersen yad ellere.
dört duvar arasında, sensizlik zulüm bana. geçmeyen gecelerim, karanlık ölüm bana.
senden ayrı yaşanmıyor. içim kan olmuş akıyor, seven yüreğim yanıyor, bu ayrılık çekilmiyor.
burunkışla köyü/yozgat
h. sayın
bilir misin sensiz birine hasret çekmeyi bir midir yokluklarda ak ile beyaz hiçliklerde bütün var midir herşey biraz gri hatta biraz simsiyahtir geceme ay ışısa ne fayda ben gözlerim mil dolu önce hasretin vurdu sonra hayalin... ağlamaklıdır şimdi albümlerde her resim sen belki kalan belki biraz gidensin ama bil ki sevdiceğim mahpustur yüreğimde saçlarındaki dalgalar ve bendedir asıl senin enginliğin...
09.12.2000

|