Şiir Arama

Serpil Başak - Ben Hiç Anlamadım

Sessizce ağladın karşımda,
Ben, hiç anlamadım, inan;
Acı bir çay getirdi garson, bilmeden,
Bilseydi, eğer bilseydi acıdan ağladığını,
Göstermeden, bir mendil bırakırdı masaya.

(Ne zaman, bir kucak kokuyla geçse bir çiçekçi çocuk
Sen, gül alırdın bana, bir tek gül alırdın,
Ben, dikenlerine batardım yüreğime kadar;
Ellerim diken diken acırdı; gözlerine değdikçe)

O çiçekçi çocuk gitti; kim bilir,
Kendi sevdasının gülünü nerede, nece büyütür şimdi.

Hangi aşk, hangi dilde ağlar,
Hangi gülün dikeni ayrılığa kanar,
Bilseydi eğer, bilseydi bu günkü çocuk;
Ölü aşkların kanamadığını;
Hiç uğrar mıydı, mezarlığa?


Sessizce ağladın karşımda,
Ben, hiç anlamadım, inan...
Görmedim ilk göz ağrımı;
Konuştuğum yabancıydı; melankolik bir durumdu.

Ey, gençliğimin ağlama duvarı,
Kadınlığımın isyan zembereği.
Ben, iki kez doğdum da seninle; sen
Anlamadın süte hasretimi.
Bir, 1 Mayıs gecesi doğurdun beni;
Öpe koklaya; devrimler oldu, anlamadın.
Sonra aşkın devi yedi bizi, eksildik,
Tükendik, parçalandık, bir sancı tuttu bizi, erkenci

Biliyordum, anlıyordum; ben doğuyordum, çaresizdim
Sancı uzundu, zordu. Sen beni doğurmak zorundaydın,
Başka seçeneğin yoktu. Doğurmalı ve terketmeliydin
Yasa dışı bir anne gibiydin; Üzerine düşeni yaptın.
Biliyorum, çok ağladın, çok seviştin başka bedenlerde.
Gayri meşru bir hilkat garibesi saydın beni,
Ne olacağı, nasıl olacağı belli olmayan bir duruma saydın.
Kimselere anlatamadığın, herkeslere çok anlattığın bir günah.

Oysa zamanım gelmişti; doğacaktım, emecektim ve
Büyüyecektim. Kaçınılmazdım. Zorunluluktum.

İkinci kez doğurdun beni; bir Haziran sabahı.
Akdeniz sahilinde gerçek havayı soludum ilk kez ve
Ağladım, ağladım, hayatın şaplağını yiyince suratıma.
Düşe kalka büyüdüm, deneye yanıla öğrendim,
Her şeyi sil baştan anladım.

Sessizce ağladın karşımda,
Ben, hiç anlamadım, inan...


Yorum Yaz

Yorumunuz (*)

Resimdeki kodu giriniz

IP Adresiniz: 54.221.75.115

Yorum Yok

Bu söze ilk yorumu siz yazın.