Şiir ara                                                   34.358 efsane şairden 335.104 efsane şiir Aradığınız şiirin başlığını yazın.                                    ç  ğ  ı  ö  ş  ü 

Şiir ara

İçerisinde sevgi* geçen şiirler
toplam: 100 sonuç...

sevgi

sezai karakoç

1.

ah benim sevgim çiçek örneği
çarpılmışların kinini yeniler
beni alnımdan vurmak ister
saraların iftiraların gençliği

bilirim geçmektir sevgi
ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden
çünkü çocuklar geçer
ölümün en yumuşak en ayarlı yerinden

zarif vakitlerin seçkin kadınları
hazırlardı kızlıklarında (doğum)ları
kaçmakla kurtulamadıkları
arada uyguladıkları

2.

çölden farklı olmayan bu korku
çocukların bu korkudan olur neşeleri
siyah sepete baktıkça her biri
sıcak hoşluğunu anlarlar ölmenin

o gün gün ışığından mahrum
mahrum bırakılmış genç kızlar
anneleriyle parka çıkarlar
anneleriyle anneleriyle anneleriyle

kaynak körfez


sevgi

enis behiç koryürek

nasıl söylesem bilmem,
ve anlatsam ne ile ?
bu öyle bir duygu ki
gelmez kaleme, dile...
sen varsın bakışımda,
her nefes alışımda,
içimde ve dışımda,
günahlarımda bile !

gözümde, hayalimde
hiç sorma ki neler var...
sendedir ufukları
ve ancak sana kadar...

dünyayı iki şeyden
ibaret bilirim ben;
biri, her şey olan sen !
biri, sen olmayanlar !


sevgi

ertüzün karasu

bir çocuk büyümekte
habersizce herşeyden
büyür müydü bilebilse
dünya yoksun sevgiden ?


sevgi

deniz kılıçkaya

sevgi hasretlik ötesidir
yağmurun ardından açan
ılık bir güneş gibi..
kimi zaman sana dokunur
içini ısıtır
kimi zamansa
buz tutturur bedenini

sevgi sen ötesidir kimi zaman
hayata sarılan bağlarını koparan
kimi zaman uçsuz bucaksız
belki de hiç sonu olmayan

sevgi tutku ötesidir bazen
isteyip de kavrayamamak
dönüp arkanı gittiğinde ise
dönmeye karar verdiğinde
bir daha yerinde bulamamak

sevgi ben ötesi olur bazen
anlamayı deneme hiçbir zaman
sen bendeki sevgi ötesini
sen bendeki tutku ötesini
sen bendeki hasret ötesini
sen bendeki sen ötesini anlayamazsın


sevgi

tufan yukarıbaş

yaşamın sonu ve öncesi...
hangisiyse merhale
acı dolar küfesi.


sevgi

tunahan türkmen

kim bu insanlar ?
nerden gelip, nereye gidiyorlar ?
sorar mısın bir tanem onlara
sevgimizden ne istiyorlar ?
bu suskun duruşun niye ?
neden bu tepkisizliğimiz ?
bu iyi niyetin karşılığı nerede ?
sevgiyi güçsüz sananların başı dertte,
biz varız işte kocaman, orta yerde
sadakat, bağlılık isteyenlere
haykırıyorum sevgi bizle birlikte


sevgi

ahmet ulukaya

gönülde sevgi olmayınca
yaşamak boştur
dünya insanla güzel
yaşamak sevgiyle hoştur.


sevgi

sırrı altuğ

" seni çok seviyorum " demek
birlikte olamamak, kavuşamamak mı ?
yoksa ayakların yerden kesilircesine
sıkı sıkıya sarılmak mı ?
efsaneler der ki: " sarılamadı ferhat şirin'e,
dağları deldi şirin için "
" seni çok seviyorum " diye diye.
ya sarılabilseydi sıkı sıkıya şirin'e,
deler miydi dağları ferhat ?
sürer miydi efsane
seni çok seviyorum diye ?


sevgi

a.vahap kaygusuz

sevgi nedir
nedir ki o dediğiniz
biz görmeden yaşadık o dediğinizi
hayal ile düş ile yaşadık sevgimizi
söyleyemedik sevdiğimizi sevdiğimize
anlatamadık aşkımızı yüreğimize
kendimizden sakladık adını
eller bilmesin diye
hasretle sevdik
özlemle sevdik
hasretini de özlemini de
birlikte sevdik



sevgi

hasan kafkas

bir şiir yazmak istiyorum şimdi
o'nu anlatmaya yeter mi bilmiyorum ama olsun
bir şiir yazmak istiyorum şimdi
dünyalara değecek insana feda olsun

karşındakini aldatmak için söylenen önemsiz sözcüklerin
mutluluk için çok büyük umutların gerçekleşmesinin
sıradanlığın, basitliğin
küçük heyecanların bittiği yersin sen benim için

sevgiyi yanlış tanımışım şimdiye kadar,

sevgi: içimi açıp seni içime hapsetme arzusu
umulmadık bir anda, ansızın
ama öylesine içten çıkıveren " seni seviyorum " nidası
gurursuzluğun sözlükteki manası
fedakarlığın ve çılgınlığın yaftası imiş.

hayat, aslında sevgiden ibaretmiş...

istanbul - 2006


sevgi

a.vahap kaygusuz

estikçe aklıma sevgi söylemi.
sen gelirsin aklıma, öylemi.
riyakarlik yok sözlerimde bilesin.
acaba sevgi ve aşk denen şey böylemi.


sevgi

süleyman kır

sevgi bir gün yağmur olur, sağnak sağnak gökten yere iner.
bir gün tomur tomur, renk renk çiçek olur yerden göğe çıkar.
rüzgar olur ferahlatır, ilham olur akar gönüllere.
gül olur kokar gönüllerde, bülbül olur öter dillerde
zikir olur coşar kalplerde, çığlık olur cezbelerde.
hiç olur hiçliklerde, köz olur yanar yüreklerde.
derman olur sadrın içinde, ferman olur ahvada.
yok olur gönül sırda, huzur olur sevgimiz hakda.

ısparta - 1997


sevgi

aysel c.

bu kadar kara mıydı dünya ?
ağlar mıydı gökyüzü ?
denizler, okyanuslar neden bu kadar dolu ?
onlarda da mı var aynı dert ? aşık mı oldu ?

ne güzel günler gelecek,
ne bu yaşlar dinecek..
bu kadar dolan nehir,
elbet bir gün yolunu bulup gidecek !..

ömrüm sonbaharı, son demi
yüzümdeki son çizgiler kimbilir hangi aşkın eseri,
bir daha gelmez belki bu faniye,
bu kadar sevgili bir sevgi..

ankara - 06.05.2008


sevgi

emre akdağ

ağaçların gözyaşıymış yapraklar
dayanamazmış kuşların gidişine
o kuşlar da ağlarmış ama ne çare
kaderde terk varmış mevsimlik mutluluğu.

sevgi anlammış hayata, sevgili bahane
bir gülüş, bir öpücük, bir bakış olurmuş bazen
sevgiliyi unutturup kendini özletirmiş
ölsen de, dirilsen de hep geç gelirmiş.


sevgi

bilinmeyen vııı (müziksever)

beklemek zor geliyor onu ve getireceği mutluluğu,
sımsıcak sarmasını, hep yanımda olmasını özledim,
inan, bir rüya gibi aklımdan hiç çıkmıyor.

kalbim o çarpışı özlemişcesine sızlıyor
ellerim titriyor, ayaklarım üşüyor,
inan, karanlık bile bana aydınlık geliyor

gözlerim isyan ediyor " yeter artık " diye,
damlalar umutsuzca süzülüyor yanaklarımdan,
dudaklarım ıslanıyor,
inan, bu acı hiç bitmeyecekmiş gibi geliyor.


sevgi

çağla lüleci

sevgi, tutku, güven bir arada olduğunda
doyulmaz tadına...

ah bir bilsen yüreğimdeki tatları
dile getirmeye utanırsın sakatatları

sevgidir yüreğimin ateşi.
kor almışsa yüreğim.
mümkün değildir susması...
çağlar durur sevgiyle
sen ne dersen de gülümser söylenenlere

yüreğimle, beynim aynı şeyi söylerse..
savaşmaz olurlar bedenim de..
işte o zaman kimi benzetmiş sakatata.
kimi alaya almış değil umurumda.

aklım tartmış, yüreğim onay vermişse sözlerime.
sakatat desen de sen.

dinlemez be dostum çağlar durur yine de...

istanbul - 06.09.2007


sevgi

sinan gündoğ

sevgi, sevdiğinde kendini unutmaktır,
sevgi, sevdiğinde kendini bulmaktır,
sevgi, yokluğunda acı duymaktır,
sevgi, özlemektir, hayal kurmaktır.

sevgi, delicesine sevgiliye tutulmaktır,
sevgilinin elini tuttuğunda, heyecanlanmaktır,
gözünden sakınmaktır, sevgiliyi kıskanmaktır,
varlığınla mutlu olmak, yokluğunda ağlamaktır.

sevgi, sevdiğine kulak vermektir,
yanında olsa bile sevgiliyi özlemektir,
sevgi, sarf edilen en nadide emektir,
çünkü sevgi demek, hep seni beklemektir.


sevgi

alparslan mazi

bana gözlerinle bak !
gözlerinsiz yapamam ben.
şu sokağa geldim geleli,
derdimi kimseye açamam ben.

ankara - 30.07.2001


sevgi adına

burç sürgit

bul kendini sakla sevgini,
herkesten daha ileri daha uzaklara
anlat aşkını dök dillere
kalemi biten şairleri geç boş kağıtlarla

hayallere kapıl sev delice sev
sigarası ağzında küllenen o adam gibi
kimseyi umursama kapılma laflara
sadece kendi dünyasını bilen yıldızlar misali

onun için herşeyi göze al
kendini siper eden askerden öne
ve sarıl ona sahiplen kaybetme
sanki son nefesinde kollarında hisset. !


sevgi ağacı

bülent tekin

ı.
büyüyüp,
kocaman gövdenle
ve uzun dallarınla
yarmalısın toprağı.
ve toprağın üstüne çıkıp
yükselmelisin.

ıı.
ve köklerin
bu dev ağacı taşımalıdır.
ve öyle bir görünmelisin ki
  yaprağınla yemyeşil !
ve ellerinle
sarı saçlarına
  tutunmalısın güneş’in !


sevgi ağacı

fevzi cahit çiçek

ben bir sevgi ağacıyım
dallarımı kırma benim
yeşersin yapraklarım
köklerim sağlam kalsın

ben bir sevgi ağacıyım
bozkırın orta yerinde
sevgi ile çoşar
sevgi ile yaşarım

bir elimde yüreğim
bir elimde kavgam
birinden kan damlar
birinden sevdam

ben bir sevgi ağacıyım
bu yüzden karadır sevdam.

izmir


sevgi ana

özgür aydoğdu

çok sular geçti üstümden
çok rüzgarlar esti
küçük parçalara ayrıldım
taş idim, kum oldum, adım adım savruldum

aşınmazım bilirdim
aşındırdılar beni
taşınmazım bilirdim
yurtsuz koydular beni

akarsu toplar belki
bu kum tanelerini
bir yerde yumak eder,
taş eder tekrar beni

üsküdar - 04.05.2003


sevgi bağı

kemal toplu

dostum, yıllar hırpalasa da seni,
sevgi ağın her yeri sarsın gitsin.
yokluklar, tarifsiz acılar içinde olsanda,
hatta aç kalsan, üşüsen de
dünyaya inat sevgin eksilmesin
umutların sonsuza kadar sürüp gitsin,
her acının, özlemin çaresi sevgidir,
sevmekten geçer,
ara bul, bu gizemli gerçeği,
göreceksin başka bir pencereden dünyayı,
yaşamanın hazzını güzelliğini.

ankara - 2002


sevgi bayrak olursa evrene

türkan ildeniz

dağılıp belkileri aramak öyle
sonuçta belki şenlik belki yenik
insan olmak sorunu ilk
büyük açılar bileşkesinde.

hep kurtarmak baş tutku
duyguları katı çarklardan
korkusuz yaşamak hançer ucu
şimdi yoluna ayna tutan.

kurur savaşlar, haksızlıklar
altı kıta yürür el ele
kurur şüphesiz kötülükler kökünden
sevgi bayrak olursa evrene.

yaklaşır arsız ve çabuk
ölüm fırtınadır her an
belirgin ve kesin
tek tek başlarda esecek olan.

yürek özgür yaşamak ister
kimselere yüksünmeden, kızmadan
buyurmaya açılan ağızlara bir tomurcuk
barış çocuklarından.

kaynak buz altında yanardağ


sevgi bir üzüm çekirdeğidir

emrah gürbüz

sevgi bir üzüm çekirdeğidir.
yerken kıyamayız,
incitmemeye çalışırız.
dilimize takıldığında alıp atarız.
yoksa her mide kaldırmaz mı bunu ?
hep överiz de kendisini,
hiç alıp sallamayız dizimizde,
bir bebek misali.
evet bir bebek...
öğrenmeye çalışan,
masum bir bebek...
bir gün öğrenecek
onu ne zalim ellere bıraktığımızı.
ve bir gün ona anlatacaklar
taş üstünde uyuduğu günleri.


sevgi bombardımanı

nesrin ödemiş (özyaycı)

sınırsız evrenin her köşesine
savaşan dünyanın barış kokan nefesine
bir sevgi bombardımanı yağsın istediğim
gök kubbeden yeryüzüne sicim gibi
bardaktan boşanırcasına
bir sevgi bombardımanı yağsın istediğim.
tüm dinlerden, ırklardan, mezheplerden
insanlığa sevgi bombardımanı yağsın istediğim.



sevgi böceğim

aynur avcı

coşuyor gönlüm ama
yenik düştüm sana
yediverenler açtı yolumda
bütün çiçekler tomurcuk
bahçemde sen kokuyorsun

dilek ağacım sen
sevgi böceğim sensin

meçhule uçuyor gibiyim
korkuyorum seninle kurtulabilir miyim ?
sanki bir başıma kalmış gibiyim
aşık oldum sana
bahçemde sen kokuyorsun

dilek ağacım sen
sevgi böceğim sensin

sana ben muhtacım
sana tek vücudum inan
dallandım, budaklandım, adandım
bahçemde sen kokuyorsun

dilek ağacım sen
sevgi böceğim sensin..


sevgi bu mu

süleyman tarçın

gönül bağları talan oldu
ettiğin yeminler yalan oldu
martılar dahi sözünde durdu  
denizler şimdi benden mutlu.
hırçın eser asi rüzgarlar,
sonu gelmeyen güzel günahlar,
çiçekler bile nasip alırlar,
döndürdün kıraç topraklara.


sevgi bu olsa gerek

muhammet umut dilek

seni sevmek acıyı sevmekse,
gözyaşı dökmekse her gece
sorularla boğuşup,
yenilmekse çaresiz...
ölmek istemekse,
bu acıya pes edip,
sesini duyduğum anda,
'nerdesin ?'diye azarlamaksa,
aramamana rağmen,
aramak için, için için yanmaksa,
sonra beni anlayan dostla,
hep ama hep seni konuşmaksa,
senin yıkacağını bile bile
hayaller kurup,
her gün başka bir yüz,
başka bir imajla,
sana görünmek istemekse,
kahretsin söylüyorum işte...
'seni seviyorum...'
seni sevmemden,
'nefret etsem bile...'


sevgi bulutu

korkut sabah çelik

sevgi bulutum ol
sağanak sağanak yağ
hasretinden kurumuş, çatlamış bağrıma
yağ ki sevgi fidanları yetişsin gönlümde
yaşayamam sen yokken özümde

sevgi güneşim ol
ısıt beni sımsıcak
erit yokluğunda buz tutmuş yüreğimi
sar tenimi, bedenimi hayat ver bana
bir kere sevdim artık nasıl doyarım ki sana


sevgi cambazı

sadık toraman

gözler aşk mevsiminden uzak,
ılık bir sabah düşledim.
yorgun, bitik.
anılar dalga dalga…
sevmeyi özledim sensiz.
dünya büyük,
aşk büyük,
yürekler küçük…
sığdır sığdırabilirsen aşkı.
dudaklar sevgi cambazıyken.


sevgi çağından

üzeyir ibiş

yargılı gecenin ağırdan ağırdan
tutsak güllerinden sızıp sesini
ölümcül bir yolculuksa şu an
sevda duyumsatacaktır nefesini

kahrolası bir ölüm yaşamı sınayan
ey ağıtları dermekten yorulan yolcu
tortusudur acının hep anımsanan
tez unutulur uzaklardaki acı

dünya sarnıcında yürektir kanayan
kaçınılmaz ezgisinde ıssız yaşamın
bilincimizde hızını artıran tufan
gittikçe buğulanan sesine akşamın

türküler ki bir tarihin eski bağından
vahşi yıkımlara bir anıt gibi yükselir
insanı yarına taşıyan sevgi çağından
durma yolcu/utku seni beklemektedir

ölümcül bir yolculuksa şu an
tortusudur acının hep anımsanan
bilincimizde hızını artıran tufan
insanı yarına taşıyan sevgi çağından  

manyas


sevgi çıkmazı

ümit yaşar oğuzcan

o artık benim için bir ölüdür demişsin
seni bunca sevene acı bir sitem mi bu
ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin
hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu
bir ev hatırlıyorum sonra küçük bir oda
ve hazdan yeryüzünde kaybolmuş iki kişi
ellerini sürdüğün her şey güzel olmada
inan her gün yeniden yaşıyorum geçmişi
değil sevistiğimiz o eşsiz birkaç ayı
bir elmas parçasını ustaca işler gibi
bir bir düşünüyorum geçen her dakikayı
dilerim yeniden doğ gel de güneşler gibi
mahzun dudaklarımda aşkın ateşini yak
sevenler için değil yaşarken ölü olmak


sevgi çiçeklerim

yıldız atasoy

sevgi çiçeklerimi dikiyorsam yüregime
belki seni sevdigimdendir
hergün sevgi kattiysam sevgine
belki de seni özledigimdendir
bütün gün suladiysam çiçegimi
belki seni unutamadigimdandir
ve bir gün bir avuç toprakla kavuşan bedenimin üstüne
ayni çiçegin kuruyan dallarini koyduysan
o zaman anla ki mutsuz ve sessiz öldügümdendir


sevgi denizi balıkları

burak seçer

ah o sevgi denizinin balıkları
o kadar çok ağladılar ki
denize tuzunu onlar verdiler

ah o sevgi denizinin balıkları
o kadar çok savruldular ki
denize dalgasını onlar verdiler

ah o sevgi denizinin balıkları
o kadar çok aşka tutuldular ki
balıkçılara kısmetini onlar verdiler

ah o sevgi denizinin balıkları
o kadar çok unutmak istediler ki
balıkçılara hafızasını onlar verdiler..

sanmayın ki balıklar ağlamaz
sanmayın ki balıklar yıkılıp savrulmaz
sanmayın ki balıklar aşık olmaz
sanmayın ki balıklar her şeyi unuttu..

o bildiğiniz balıklardan değil bunlar,
bunlar sevgi denizinin balıkları.


sevgi devleti

kadir karaman

gönül bağımsız ülkesi
şefkat, muhabbet ilkesi
adaletle hak gölgesi
yıkılır mı hiç bu devlet ?

huzursa anayasası
barışsa derdi, tasası
helal kazançtan kasası
yıkılır mı hiç bu devlet ?

merhametliyse irade
özgürse kalem, ifade
şefkatse sunulan bade
yıkılır mı hiç bu devlet ?

kavga, savaş değil yazgı
nefret, kine, çekin çizgi
her kalpte kardeşlik ezgi
yıkılır mı hiç bu devlet ?

alemin müzmin marazı
unutun kini, garazı
adil tartarsa terazi
yıkılır mı hiç bu devlet ?

aldırmayın tacizlere
kucak açın acizlere
güven işleyin özlere
yıkılır mı hiç bu devlet ?

nefret değil, sevmek sanat
sevgiyle yer, göğü donat
gerilse ins, cine kanat
yıkılır mı hiç bu devlet ?

yok edin hile yalanı
olsun her yan sulh alanı
sevdaysa sevgi ilanı
yıkılır mı hiç bu devlet ?

korkmayın asla sevmekten
sevin, sevilin gerçekten
destek görürse yürekten
yıkılır mı hiç bu devlet ?

kötülük görmezse değer
herkes severek baş eğer
bugün sever, yarın sever
yıkılır mı hiç bu devlet ?

ast, üst hakkına razıysa
barış, özgürlük tuzuysa
parola sevgi sözüyse
yıkılır mı hiç bu devlet ?

köleliğe zincir vurun
zulmü, zalimi durdurun
gönül tahtına oturun
yıkılır mı hiç bu devlet ?

02.05.2002


sevgi duvarı

can yücel

sen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa  
kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi  
dilimizde akşamdan kalma bir küfür  
salonlar piyasalar sanat sevicileri  
derdim günüm insan arasına çıkarmaktı seni  
yakanda bir amonyak çiçeği  
yalnızlığım benim sidikli kontesim  
ne kadar rezil olursak o kadar iyi  

kumkapı meyhanelerine dadandık  
önümüzde altınbaş, altın zincir, fasulye pilakisi  
ardımızda görevliler, ekipler, hızır paşalar  
sabahları açıklarda bulurlardı leşimi  
öyle sıcaktı ki çöpcülerin elleri  
çöpcülerin elleriyle okşardım seni  
yalnızlığım benim süpürge saçlım  
ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi  

baktım gökte bir kırmızı bir uçak  
bol çelik bol yıldız bol insan  
bir gece sevgi duvarını aştık  
dustuğum yer öyle açık seçik ki  
başucumda bi sen varsın bi de evren  
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi  
yalnızlığım benim çoğul türkülerim  
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi


sevgi düğümü

enver özçağlayan

özlemin akdeniz kadar derin ve sıcak
hangi kitap senden bıktığımı yazacak
öyle bir sevgi düğümü attın ki bana
sensizliğin bil ki benliğimi yakacak.

mersin - 18.07.2002


sevgi düşleri

erol eser

seni düşündüm
dün gece yine,
gözümde yaşlar
kalbimde sızı var,
anlaşılmaz.

sesin bir ninni gibi
tatlı,
yumuşacık ellerin ellerimde,
göğsüme dayadığın
sarı saçlarını okşarken,
donakalmışım öylece.

takıntım,
sevgi düşlerine
takıntım, sana.
düşler gerçek olsa
ve
gerçeğim sen...


sevgi hakkında yorum

canberk demirdelen

günahlarını devam ettirenlere..

gerçek sevgi hep aynı kalandır.
her şey yasaklansa da..
her şey bağışlansa da..

fakat;
sevgi her şey demek değildir.
sevgi yürek ister, özveri ister,
sevgi gerekirse uğruna savaş ister..

oysa ki;
kendisi için bile savaşmaktan acizler,
başkaları için bir yol çizemezler..

ve bize kalan hep
günahlarımızın cazibesidir..

kapılır gideriz..

07.01.2005


sevgi ıstiyorum

muammer çelik

önce bir selam istiyorum
arkasindan sade bir dostluk
daha sonra sirdaşlik, serdaşlik
ve,
en sonunda bir sevgi ile aşk istiyorum..

kalbimin sevgi kanadina yazdim adini
yetmedi bir de alnima yazdim seni
soyutladim düşünceye giydirilmiş sözcüklerden
arindirdim seni giydirilmiş tabulardan
duygularim kadar şeffaf, açik ve dogal kal
hislerim, düşlerim kadar çiril-çiplak ol yeter..

aşkina ve sevgine talibim çünkü,
gönlündeki denize, yüregindeki yerime
yelken açtim ahu gözlüm, içindeki güzellige...

yüreginde herkesinkinden büyük yer isterim
hepsini, tamamini, tüm yüregini ve gönlünü
arkadaş ötesi dostlugunu, sirdaştan öte sevgini isterim
başimda tacim, gönlümde sultanim, benim kadinim

yetmez elbette bunlar.
yaninda bir de meşk istiyorum.
katalim, katilalim sevda kervanina
aci ile hüzün baharatimiz
saadet ve mutluluk yaşantimiz
paylaşmak ise evimiz olsun isterim..

15.11.2001


sevgi istiyorum

abdullah özer

sevgi istiyorum
sevgiler vardır ya hani
lekesiz tertemiz hani saftır
yapmacık yoktur onlarda içten bir gülüştür,
bir küçük tebesümdür ispatı
birlikte ağlamak ve birlikte gülmektir
el ele, omuz omuza yürümektir bu yolda anlamı büyüktür
bazen bir güldür sunulan
bazen bir sözdür söylenen
bazen bir gözyaşıdır, ayrılırken süzülen dostça sarılan kollardır boyuna
hani sevgi ile bakan güzel gözler varya ! işte ondan istiyorum bir avuç olsa da
sevgi istiyorum.


sevgi işçisiyim ben

ali berber

her zamanki gibi alıp çuvalımı; sırtıma vurdum
fazla ağır gelmedi bana
ve koyuldum yola

fakir, zengin, şehir, köyle
gittim işte öyle, böyle

bilseniz sevgisiz ne insanlar, varlıklar gördüm
hepsine çuvalımandan bir parça çıkarıp verdim

paylaştıkça;verdiğim şeyin nasıl artacağını öğrettim

reddetmediler çuvalımdan çıkarıp verdiğim parçayı

öyle ya,
sevgi dağıtıyordum ben
ve kim hayır diyebilirdi ki sevgiye !...

ankara - 2000


sevgi itirafı

fuat çöpoğlu

bilmiyordun ki içimde ne kadar büyüdüğünü
bilmiyordun sevgilim gün geçtikçe artan hüznümü.

önceleri sessiz bir ilişkiydi sadece
paylaşılan şeylerle sınırlı kalan
ve... bakışlarımızdan kaçınan
gün geçtikçe yoğruluyorken sevgi,
kaplıyorken benliğimi
anlayamamıştım henüz
her yerde seni görmemin ve gecenin bir vaktinde
seni düşünmemin nedenini
ve de...
şiir yazma hastalığımın tekrar nüksedişini.

belki de erken diye düşünmüştüm
ya da, bu duyguların bana uzak olduğunu
ancak
her gün daha da alevleniyordu
   anlamını veremediğim şeyler
dememiş miydi ki şair :

" başlangıçta doğruydu belki.
sıradan bir serüven, rasgele bir ilişki gibi başlayıp,
günden güne hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan,
benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.
ve hala bilmiyordun sevgilim;
ben sende bütün aşklarımı temize çektim... "

bu şiir anlamını buluyordu bende şimdi
insan nasıl sevmek için kendisini zorlayamıyorsa
sevmemek için de kalbine prangalar vuramıyordu
bunu anladım yeni yeni
inan bana... ben sende buldum kendimi
ne yaparsam yapayım
engelleyemedim " cam gibi gözlerinin "
   kalbimi işgal edişini
ne kadar da zorlamıştım oysa

sevgini ve seni kaybetme korkusu vardı içimde
içtenliğini, sıcaklığını ve... ve... gülüşünü
belki ihanet ediyordum yakınlığına, arkadaşlığına
ama demin de dediğim gibi
engelleyemiyordum oysa... ne yaptımsa...


sevgi karşılıklıdır

öncel ipekçi

meltemle çıkmıştın
  çarşıya !...
çember sakal daha çok
  yakışmaz mı ona !
ablanla gitmiştin
  tatile !...
iyi ki giymiyor bikini üstü
hiç gitmezdi
o kadar kıllı göğüse...

annenle gitmiştin
  dedene !...
merakım
sevgilim
baban nasıl bıraktı
  o adamı hamile...

bunlar, ayrı
  ayrı
  yaşadığım
   hikaye
tesadüf görmüştüm onları
  

inanmazsanız sorun
beraberdik
   birinde sarışın...
evet, kısa giyen dayımla,
bir gün
  kızıl kuzen sermetle,
birinde de
  bizim şıracı kamille...

sevgi karşılıklıdır...

kaynak çalınmış çağla tadı


sevgi katili

gürcan bingül

yollarım vardı yürünmemiş aynı gözlerin gibi bakılmamış ve tertemiz,
yürüyemedim yollarımda bakamadığım gibi o güzel gözlerine,
yürüyemedim korkumdan belki kirlenir diye.

toz pembe hayallerim vardı benim içi hep senle dolu olan,
ama sen gidince siyaha boyandı sensizlikle yok olan hayallerim,
ve sen gittikten sonra hatırlarsan sevgilim,
şiirler yazardım kurşuni renkte olan sayfalara,

şimdilerde mezar taşı kazıyorum hitaben gönüllere,
o soğuk, ürkütücü mermerlere,
güzel bir yer arıyorum herkezin okuyabilmesi için mezar taıimda yazanları.

öyle bir yer arıyorum ki,
herkez görsün ama bir sen bulama beni,
hain, gaddar, kahpe ve gamsız sevgi katili...


sevgi koydum adını

ertuğrul serdaroğlu

sevgi dedim adına.. sevdiğim diye
heyecan dedim,
aşk dedim...
yeniden doğmak dedim adına
ilk ve son dedim..
yürekte dinmeyen bir yangın
deli gibi çarpan bir kalp..
umut dedim,
hasret dedim..
özlem dedim adına..
bazen birkaç damla gözyaşı
bazen içten bir gülümseme dedim
gökyüzü dedim uçsuz bucaksız
her zaman görebildiğim
sevgi dedim adına..
korkusuz ve yasaksız
uzun uykusuz geceler
bitmeyen güzel hayaller dedim
sevgi dedim sevdiğim diye
kulağımdan hiç gitmeyen bir ses
hala hissedebildiğim kokun
ve bazen gaipten bir mesaj
bir çağrı dedim..
telefon başında geçen saatler..
uğruna ölmek dedim seve seve..
gözünü bile kırpmadan..
gelecek ! dedim geleceksin diye
küçük bir yuva küçük bir hayat
sonu kocaman bir dünya dedim
sevgi dedim sevdiğim diye
düşünmeden düşünmek..
bakmadan görmek...
duymadan dinlemek...
şarkıdaki bir söz dedim..
küçük bir hatıra..
onsuzken bile onunla olmak dedim..
birdenbire şair oluvermek..
zamanlı zamansız saçmalayıp durmak dedim..
adına sevgi dedim sevdiğim diye !..


sevgi köprüleri

m. nihat malkoç

müslüman- türk kimliğimiz uçuverdi özümüzden
geçmişe bir sünger çekip çabuk döndük sözümüzden

kurudu pınar başları, saki hıçkırıp ağlıyor
gözlerden akan kanlı yaş, yüreğimizi dağlıyor

mutlu azınlık uçarken kimileri emekliyor
insanlık kurtuluş için fatih neslini bekliyor

kıpkızıl şafağa inat, acılı feryatlar dinsin
içimize ecdadımın şefkat iklimleri sinsin

çağın asık suratına tükürün allah aşkına !
vatana kast edenleri döndürüverin şaşkına !

mürşid-i kamiller gibi aşka banın heceleri
mevlana’nın hoşgörüsü nurlandırsın geceleri

yücelerden emir geldi: kardeş olun ey insanlar !
sevgi köprüleri kurun, engel olmasın lisanlar

gözlerde bir çift umut var, yarınlar aydın olacak
kirlenen kalplerimize yunus sevgisi dolacak

daha ne bekliyorsunuz ? karanlığa bir mum yakın
bataklıklardan kurtulup sevgi deryasına akın

maddenin zincirlerini kır artık, tel tel  dökülsün
durdurun karanlıkları, beklenen şafak sökülsün.


sevgi limanı

tolga çelikoğlu

ağlamak bana zor gelirdi
sensiz olduğum akşamlarda
beni adeta boğan o duvarlar
seni tanıdıktan, senden bir iz taşıdıktan sonra
sevgiye açılan bir liman gibi
beni kendilerine çektiler
çünkü seni sadece onlara anlatabiliyordum
ve sadece onlarla paylaşabiliyordum
hatta onlardan kıskanıyordum
belki de bu yüzden onları yumrukluyordum
onlardan hıncımı çıkarıyordum
ama artık sevgi limanından ayrıldım
ve biliyor musun artık arkandan
yapabildiğim tek bir şey kaldı
ağlamak
evet, sen bana ağlamayı öğrettin


sevgi ne kadar yakın size

adnan kısacık

sevgi ne kadar yakın size ?
hayatta en çok kimi seviyorsunuz siz ?
onun sizi sevdiğinden emin misiniz ?
kime aşıksınız siz ?
platonik misiniz yoksa kara sevdalı mı ?
önünüze nice engeller çıksa da,
sevmeye devem edecek misiniz onu ?
yoksa ilk zorda bırakacak mısınız sevginizi ?
gerçekten kimi seviyorsunuz ?
başkaları da var mı kalbinizde ?
tek bir kişiye mi ait orası,
yoksa odalara mı böldünüz ?
her odada birini saklayarak.
şimdiye kadar kaç kişiyi sevdiniz siz ?
kaç kez kanadı umutlarınız ?
ikiniz de severken,
neden terkettiniz birbirinizi ?
kaç kez aşık oldunuz ?
yoksa hiç tatmadınız mı o duyguyu ?
dostça sevdiğiniz kimler var ?
sevginizin ömür boyu süreceğine inanıyor musunuz ?
o en uzaklara gitse bile...

sevgi ne kadar yakın size
yoksa arıyor musunuz onu
bulacağınıza ümitlenerek ?.


sevgi ne olsun

erhan tığlı

sevgi bir yorgan olsun
sarsın sıkıca her yanımızı
bizi sıcacık tutsun
devlerden cadılardan korusun.

sevgi bir kuş olsun
penceremize konsun
cıvıldasın dursun
ötüşleri gönlümüze dolsun.

sevgi kocaman bir pasta
hayır hayır !
pastayı herkes alamaz.
taptaze bir ekmek osun
hepimizi doyursun.

sevgi sürekli konuğumuz olsun
gelsin baş köşeye kurulsun
kapımız her zaman açıktır ona
buyursun !


sevgi ne tuhaf şey

ümit ergun

sevgi ne tuhaf şey.
acı mı desem tatlı mı...
içimde, derinde bişey,
tutku mu desem sevda mı...

ne söylesem anlatabilsem...
ne söylesem sen söyle !
ne yapsam dindirebilsem...
ne yapsam sen söyle !

hasret uzak, sevgin (aşkın) yakın.
aynı söz aynı şarkı
sonu var mı bu haykırışın !
aynı hikaye isimler farklı...

samsun - 30.07.2004 04:50


sevgi neydi

hıdır çam

sevgi neydi
dalda çiçek
denizde kum
petekte arı mıydı

tutmak mıydı
sımsıcak bir eli
çözmek miydi
lal olmuş dili
sezmek miydi
bugünden dünü
sevgi neydi

anne mama diyen
bir çocuk sesi miydi
kar beyaz sütlü
anne memesi miydi
ya da kapalı gözlerle
bebenin memeyi emmesi miydi
sevgi neydi

bir tas ayran mıydı
söğüt gölgesinde
tütün basmak mıydı
kanayan yaraya
gökleri kucaklayıp
halay çekmek miydi
ağıtlar dinleyip
gözyaşı dökmek miydi
sevgi neydi

gizlemek miydi
kalpteki volkanı
söylemek miydi
bin türlü yalanı
özlem gitmek miydi
bir merhabaya
fal tutmak mıydı
yıldıza, aya
sevgi neydi.

yaşlı bir nineyi
kolundan tutmak mıydı
deliler gibi sevişip
dost gibi yatmak mıydı
buluttan boşalırcasına
özgürce akmak mıydı
sevgi neydi

sevgi neydi
güneşten parlak
ataşlardan sıcak
pamuktan yumuşak
yıldızlardan ırak
daha ırak mıydı
sevgi neydi ?


sevgi olur o kilide anahtar

ömer gödeoğlu

her veda yeni bir merhaba hayata
her gözyaşı ise bir gülümseme aslında
ne kadar ölmek olsa da ayrılıkta son nota
yine sevgi olur o kilide anahtar

her ümitsizlik yeni bir ufuk hayata
her isyan ise bir kükreyiş aslında
ne kadar götürsede yollar çıkmaz sokağa
yine sevgi olur o kilide anahtar

08.10.2006


sevgi ormanı

şükran yurdakul

bu sevgi ormanında
ağaçlar gözlerimin içine güldüler
soluğumda yeşiller çiçeklendi.

bunca yıl özümsediğim güzel şeyler
kirlenmiş suları arıttı denizlerimde
garipliğimin gökyüzüne yeni maviler geldi.

ve acıdan çatlayan damarlarıma inat
yeni soluk yatakları yarattı yüreğimde
sevecenliğin yarattığı hayat.


sevgi öldü

a. kadir bilgin

sevgi öldü duydunuz mu
sevgi öldü insanla sevişirken
en önemlisiydi aykırı düşlerden
tozlarını silkeliyordu güneş
her kayan şiirin ardından
çocukların kışkırttığı sendikalı işçi arılar
çiçekleri solluyordu tutsak günde
gömleğinden pul pul türküler dökülen
bir çocuk koşturdu haberi
kaldırıp taa uzaklara hatta sonsuza
insansız=düşmansız yerlere attı ismini
çınladı derin uçurumlar dağlar
sevgi öldü, öldü sevgi.


sevgi öldü

a. kadir

sevgi öldü duydunuz mu
sevgi öldü insanla sevişirken
en önemlisiydi aykırı düşlerden
tozlarını silkeliyordu güneş
her kayan şiirin ardından
çocukların kışkırttığı sendikalı işçi arılar
çiçekleri solluyordu tutsak günde
gömleğinden pul pul türküler dökülen
bir çocuk koşturdu haberi
kaldırıp taa uzaklara hatta sonsuza
insansız düşmansız yerlere attı ismini
çınladı derin uçurumlar dağlar
sevgi öldü, öldü sevgi.


sevgi rehber olsa hoşgörü sancak

muammer çalar (aşık çağlari)

eşittir insanlar eşit kalacak,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.
savaşlar, zulumler kin son bulacak,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.

ekme nifak tohumları derilmez,
yollar var ki menziline erilmez,
arif olan zatı yermez yerilmez,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.

darmı geldi fani dünya koskoca,
birisi papazsa diğeri hoca,
göster ki aleme derviş yunus'ca,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.

kuzeyi, güneyi, batı, doğusu
dört kıtada dört kitabın olgusu,
barış olur insanlığın burcusu,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.

çağlari der: barış en kutsal sancak,
nesilden nesile dalgalanacak,
üç günlük viranda ne yazık ancak,
sevgi rehber olsa, hoşgörü sancak.

amsterdam


sevgi renkleri bir kez aşık olsaydım

hüsamettin edebali

ben sevda çekerken dem tutarım
sevdadan yana gülerim, sevdadan yana ağlarım
kederlenirim.
offf çekerim
yıllar yıllar bile sorgulamaz beni
yaşımla aşk çekerim
dert etmem çekerim derdi.
sürüklerim derdi ve dertlerinizi
tutun derim eteğimden
bir yanımda yedirenk bir yanımda savaş
yüzümde mutlaka kavga vardır.
gülerken çok kereler ağladım
gülmedim hiç ağlarken
derya gibi bir sevgi vardır ki paylaşırım çoğalır.
çok severim hem de çok
her zaman deli severim
sevdamın ardından mendil sallarken ağlarım

gökyüzünü yırtmak isterim elim uzanmaz
aptalca hayallerim vardır.
her sabah bir gül vermek isterim mesela

tatlı bir dokunuş ve titrek ürkek bir sesle seni seviyorum demek isterim

hiç diyemedim dostlarım hiç
...
heyyyyy...heyyyyy
boşa zaman geçirmişim beyhude yolu yarılamışım

hiç bir sonbaharı parkta yapraklar arasında geçirmedim
ayaz kışında, zemheride, kocakarıda
sıcak bir sevgiyle ısınamadım.
dokunamadım sevdanın gülüşüne
bir yağmur tanesi bile düşmedi üstümüze
ıslanmadık bile aşk sağanağında
rüzgar bile esmedi saçlarımız arasından
lakin çok uykusuz sabahlar tanıdım.
şafakta çok bekledim.
tanyeri ağarırken yürümekten yoruldum.


hep sevenleri hayal ettim.aşka gıpta ettim.

sevmek çok garip dostlarım
olmadık zamanda ağlıyorsun aptallıklarına gülemiyorsun
tenhalarda sokak lambalarıyla konuşuyorsun.
çarpıştığın ağaçtan özür diliyorsun, sabahın bir vaktinde uyanıyorsun
bir yudum su içmeden sigara içiyor ve dumanında geziyorsun.
keskin bir çizgi çekiyorsun sabaha
kahrını hep uykusuz sabahlar çekiyor
ve o sabahlar seni hiç kimseye anlatamıyor.
seni seni orhan veli bile tanımıyor.


o demde hayıflanırsın dünyadan bi haber bitap düşersin
ölüm senin çok yakınında olur gidemezsin
gezersin aşk nağmeleri fısıltı halinde çıkar dudaklarından

sevdan tütsülenir amonyak gibi vurur köşede seni
yığılır kalırsın dizlerinin üstüne
ışık ışık bile kapatmaz gözlerini

...söyleyin dostlarım söyleyin
kaç kere ölümüne sevdiniz.
ölüm teyet geçerken size
soluk soluğa kaldığınızda bile ölümüne sevmeyi düşündünüz mü ?
gam yükünü çekerim sevda omuzlarımda
ben dermansız
ama aşk gücünün erişilmez olduğuna inanan
kimine göre aptal aşık olursun
ammma sevda yüreğinde bayram gibidir.
kimine göre sevensin
ama sabahın kıyısında gamlısın
kimine göre hiç bir şeysin onlar bilmezler seni

kendine göre nesin onu da bilemezsin.
sevmek sevda çekmek benim yaşam biçimim
idam sehpasında cellatı sevmek nedir bilemezsiniz.
şarhoş olduğunuzda kaç kere dünya değiştirdiniz.
aşkı yakaladığınızda bağırdınız mı sabahın köründe ?
sigaranın dumanında sevgilinizi hayal ettiniz mi
doğacak güneşi önceden hayal etmek ya da renklerini yakalamak nedir hiç bilemezsiniz.


sevgi selleri

korkut sabah çelik

bir yaz günü gördüm yari
yaktı o an gönlümü gözleri mavi

yıllar geçti değmedi dudakları
uyandırır içimdeki arzuları pembe yanakları

sonsuza dek beklerim o yari
dolasın diye boynuma o minik elleri

yumuşacık ipek gibi o kumral saçları
yolladı tüm okları kalbime yaydan kaşları

kalbimin ateşi eritir dağları taşları
gir koynuma sileyim gözündeki yaşları

kız yerim ben senin o tatlı dilini
gel yanıma sarayım ince belini

sakın kaçma benden dünya güzeli
bir ömür boyu mutluluk verir sevgi selleri

aşkından oldum artık ben bir deli
istemem elleri severim bir tek seni


sevgi tomurcukları

oğuzhan tanrıkulu

kırık bir vuslat bekçisiydik biz
ısmarlama aşklarla yoğrulduk.
hiç yorulmamacasına
sevginin tomurcuklarına takıldık;
kırılmayı, unutmayı denedik
unutamadık, yaşayamadık.
hayran olduk o biten yıllara
ama hiç hayra yoramadık...
bir de bizleri unutanlar vardı
onları hiç ama hiç unutamadık.


sevgi trafiği

yılmaz aybar

sevmeyi o kadar seviyoruz ki,
bir sevgidir tutturmuşuz gidiyor,
oysa kolay değil bu sevme işi,
sadece sevgi her şeye yetmiyor.

eksiklerle çıkıyoruz yollara,
bunun göstergesi trafiğimiz,
sonra düşüyoruz hazin hallere:
kazalarda dünya birincisiyiz.

sevgi trafiği de böyle bizde,
hataların sonu gelmek bilmiyor,
yol-yordam bilgisi kıt içimizde,
o yüzden çilemiz dolmak bilmiyor.

sevgiler hızlı da, saygılar gevşek,
ilgiler, dikkatler darmadağınık,
hal böyle olunca hıza ne gerek ?
her şey yarı yolda kalıyor, yazık !.

istanbul - 2001
kaynak ana antoloji 2001-3


sevgi tuzağı

hulusi aytekin

yaşa yaşa gör tamaşa
aşk bakmazmış yaşa başa
elbet bir gün sen de, sen de
düşersin bu tuzağa

yakar kavurur seni
alır gider ruhu bedeni
aynaya bakarsın
göremezsin kendini

sen sende değilsin artık
için dışın onla kaplı
sağına bak ara, soluna bak ara
onsuz günün zindandır sana

yakar kavurur seni
alır gider ruhu bedeni
aynaya bakarsın
göremezsin kendini


sevgi üstüne

abbas yurt

bırakın öfkeyi, bırakın kini,
herşeyin başı da sevgidir sevgi.
ne olursa olsun mezhebi, dini,
herşeyin özü de sevgidir sevgi.

bitsin bu savaşlar, dökülmesin hiç kan,
hiç yüzünden ölmesin binlerce can,
düşünün bir kere insanız insan,
insanın sözü de sevgidir sevgi.

hayatını yaşa, yaşamı tanı,
dünyaya taht kuranlar nerde hani,
bundan ders almaktır en güzel yanı,
yaşamın sırrı da sevgidir sevgi.

bütün engelleri sel olup aşan,
elini uzatıp yardıma koşan,
benliğin yitirip özünde pişen,
çorbanın tuzu da sevgidir sevgi.

vefasızda kalsa bıkıp yılmayan,
nefes alışını her an dinleyen,
sinesine dokundukça inleyen,
aşığın sazı da sevgidir sevgi.


sevgi üstüne

erkan başok

her gece bir ağıttır,
yanar tutuşur, coşar yürekler.
her baharda destanlar yazılır,
sevgi üstüne... bir yolcu beklenir hayat garında,
voltalar sessiz yürekte çığlık.
fecr vakti çiğdem düşer yaprağa,
hani o ilk hıçkırık.
o ilk gülüş.
belenir güllere.
sevgi üstüne...
dağlarım yücedir erer buluta,
göğsünden nemli tebessüm alır,
nazlıdır, uzar gider patikalar,
desen desen,
sevgi üstüne...
telaşla koşuşan gölgeler yorgun,
hürmet vakti bir ihtiyar,
kızıla çalan güneş masum,
çinili fırında akşam ekmeği, buram buram kokar.
sevgi üstüne...
bereket düşer toprağa,
başak eğer başını,
bir ağaç gölgesinde taze muhabbet,
bir tas ayran içilir, kana kana,
sevgi üstüne...
çalınan sazın dilidir teli,
alır hülyalar gider seveni,
her hece bin yara açar gönülde,
kanar damla damla,
sevgi üstüne...
mecnun´un çileyle aştığı çöller,
ferhat´ın sabırla deldiği dağlar,
imkansız dense de böyle sevdalar,
nesillerdir söylenir,
sevgi üstüne...
sevenler unutur demeyin sakın,
açın dünyanın göğsüne bakın,
geceler gündüze ne kadar yakın,
nasıl döner durur,
sevgi üstüne...

çorlu - 17.04.2002


sevgi üstüne

özgür deniz

sevmek istedim
belki de
aşık olmak
istedim, son defa.

biliyordum sevmeyi
ve acısını aşkın
biliyordum sabretmeyi,
aşkı ince bir oya
gibi işlemeyi.

sen aşık olamazsın sevdiceğim,
beni sevemezsin..
sevmek yürek ister
sevdiceğim;
o yürekte coşmak ister.

sevmek yıpratır insanı
sevdiceğim...
ama aşk umuttur;
umudumun yeşil tomurcuğu..
büyütmek isterdim
seni yüreğimde, bedenimde..
incitse de sevgin
yüreğimi,
yine de aşkın büyüyor
usul usul bedenimde.
susturdum dilimi,
diyeceğim sana belki de
yarın;
" ne sevgi istiyorum
ne de bir aşk
seni bekliyorum... ! "

istanbul - 10.10.2006


sevgi üzerine

faruk karaman

koca dünyada sevgisiz karanlıktayım
sevgisiyle ışık saçacak birini aramaktayım
tam demiştimki bulmaktayım
yok dedigi gunden beri aglamaktayım

evet desen sevginle dolarım
seni kalbimin en güzel yerine koyarım
buram buram aşkın ile kokarım
gel seninle mutluluga varalım


sevgi ve hoşgörü

muammer bilgiç

sevgi dediğin kainatın mayası,
neden gerilerde ruhundaki sırası ?
sevmeyen insana ne denir bilmem
bu insana ancak ederim sitem.

hoşgörü insana has olan yüce duygu
düşünen insanlar ki hoşgörü ordusu
tolerans sınırlı ama hoşgörü sınırsız
ey dünya halkı nerede o aklınız ?

kalkıyor bak vapur, sireni son çağrı
öyle bir vapur ki kuşatıyor asırları
dümendeki kaptanı ki derler el-emin
tutmasın kolundan bıraksın yakanı nefsin.


sevgi ve ışık

nesrin ödemiş (özyaycı)

önce hiçlik doğar,
ansızın iki çocuk doğurur,
gece ve dipsiz derinlik
evren;
yalnızlık ve boşluk,
sessizlik, sonsuzluk olarak kalmış.
sevgi;
karanlık ve ölümden doğmuş,
ışık ve ışığın arkadaşı
günü yaratmış.
yeryüzü yaratılmış.
yeryüzü;
ana ile gökyüzünü yaratmış
anlaşılan;
sevgi ve ışık,
birlikte doğmuşlar yeryüzüne
sevişmişler
çocukları olmuş işte.


sevgi ve özlem

selahattin ocaklı

sevgi nedir ?
birşeyleri gerçekleştirmek için bir obje midir
ve ya biz insanların yalnız kalmamak için içgüdüsel bir davranışımı.
eminim ki bu soruyu kime sorsak birbirinden bağımsız binlerce cevap alırız.
ama bana bu soruyu sorsalar hepsinin verdiği cevabı birbirine katar cevabımı veririm,
cevabım ne olur biliyor musun ?
benim cevabım sen olursun gülüm.
peki ! özlem nedir ?
sevgiliye duyulan sevginin verdiği arzulayış mıdır
yoksa sevgiliye karşı bir hasret mi.
bana bu soruyu da sorsalar benim cevabım değişmez yine sen olur.
nedeni ne biliyor musun bitanem ?
bu cevabı bende arama.
git kalbime sor, dillenirse orda senin olduğunu söylesin.
git hayatıma sor, dillenirse onu değil seni yaşadığımı göstersin.
kime sorarsan sor hepsi cevabını versin.
yeter ki bitanem bu soruyu bana sorma, onlar söylesin...


sevgi ve vefa

hüseyin gül

sevgi,
gülün dikenini dahi sevmesi bülbülün,
vefa,
sırra lal olması dilin.
sevgi, anakuşun yavrusuna bakışı
vefa, emeğin kilimdeki nakışı.
sevgi çöller aştıran, dağları yaran,
vefa, dostluğa destan yazdıran.
sevgi, varoluşu canın,
vefa hatrı bir fincanın
sevgi bedene can katan
vefa insanı insan yapan.

28.09.1998


sevgi yağmuru

timur ilikan

sağanak gibi sevgi yağmuru yağsa üzerimize
mis kokulu sevda çiçekleri açsa gönlümüzde
ceylanlar koşsa aşk bahçemizde seke seke
insanlar birbirini sevse el ele, yürek yüreğe

esmese savaş kasırgaları dünyada delice
yok etmese toplumlar birbirlerini canice
masum canlar keşke yitip gitmese zalimce
kurşun değil sevgi yağmuru yağsa gündüz gece

sevelim birbirimizi gönülden, candan, samimice
bağışlayalım kusurlarımızı, hatalarımızı nice nice
hoş görelim insanları elimizden geldiğince
hepimiz ademoğluyuz yaşayalım birlikte kardeşce


sevgi yetimi

necati dikmen

kimsesizler ülkesinden geldim.
umut yüklü...
kırık kadehlerdeki içki gibiyim.
ati'nin şerefine iç beni.

dopdoluyum elemle, dertle.
devirme kadehi sakın !
daha çok kırma !
umutlarım yitmesin bu kez de.

cesaretimi delilik sanma !
öksüzler ülkesinden geldim.
sevgi yetimi...
beni kapından kovma !

ankara - 1968


sevgide hata olmaz

emine tunç

bazan öyle olur ki
boşa koyarsın dolmaz,
dolu ise hiç almaz.

mutlak olan şudur ki,
sevende olsa bile,
sevgide hata olmaz...


sevgiden yoksul

selahattin ocaklı

sevgiden yoksul kalmış gibiyim,
her tarafi yıkan bir sel gibiyim,
serseriyim kursunlara gelmiş gibiyim,
senden başkasını sevemem gülüm.

her mevsim gibi gelip geçici,
günes yagmuru gibi hasta edici,
yaşam zindan hayatım elden gidici,
senden başkasını sevemem gülüm.

acılara direnirdim sen varken yanımda,
sen gidince anladim anlam yok hayatımda,
gitsen bile bitmez sevdan hep aklimda,
senden başkasını sevemem gülüm.


sevgiden yoksun kalmış yüreğim

abdullah polat

sevgiden yoksun kalmış yüreğim..
unutulmaya mahkumsun kalbim..
bir gün sevilmek umuduyla�
bekleyeceğim seni göz bebeğim..

kimin bu saklı manalı gözler..
küçük tatlı dilinden süzülen sözler..
anlındaki simsiyah izler..
söyle sevdiğim kimden kalma..
gözünden süzülen yaşlar. ?

20.03.2007


sevgiler

ayça kargılı

hepinize sevgiler
çıplak üryan günlerimden başlayarak
her günüme sevgiler
düşünmeden bildiğim güneşi, günü yaşayarak
yaşadıklarıma da sevgiler
giden gitmiş hüzünlerimi anarak
yaşayamadıklarıma da sevgiler
her an bana konuk olarak
beni üzen anılarım sana da sevgiler
sır olmuş özlemlerime özlemler katarak
umutsuzluklarıma da sevgiler
duygularıma kurşunlar sıkarak
her açtığım yaralarıma da sevgiler
sonları olmayan tutkularımla inatlaşarak
payıma düşenlere de sevgiler
tarihsiz dünyamı istilalayarak
susmuş zamanlarıma da sevgiler
trenin son vagonuna el sallayarak
bütün yitirdiklerime de sevgiler
don tutmuş sevdalarımda iz bırakarak
kaybolmuşluklarıma da sevgiler
benden bir şeyler alıp götürerek
başkalarına benzeyenlere de sevgiler
beni anlamayıp içimde yangınlar yakarak
beni bitirmek istiyenlere de sevgiler
isyanlarımda bayrak açarak
bunu destekleyen asi bakışlarıma da sevgiler
karanlıklarda kaybolan çığlıklarımı duyurmayarak
beni hiç tek etmeyen ışığıma da sevgiler
dünle bugün gittikçe birbirine benzeyerek
aldığım derslere de sevgiler
belki de bana kalan son sermayem sevgiye sarılarak
beni ben olduğum için sevenlere de sonsuz sevgiler

15.11.2003 22:00


sevgiler

ziya osman saba

insanlar, hepinizi seviyorum !
içinizde dostlarım, kardeşlerim var.
ey şehir ! bütün hemşerilerim.
bayramınız bayramım, kederiniz kederim.
yoksullar, hastalar, zavallılar,
sizler için gözlerimdeki pınar.

ölüler ! özlemez olur muyum dünyanızı,
aranıza karışmış annem var, babam var.

günler geçiyor diye bir yandan içim sızlar,
hayat ! hayat ! seviyorum seni.
yemyeşil çayırlarda bembeyaz gezen kızlar !
aranızda sevgilim var.

1941


sevgilerde

behçet necatigil

sevgileri yarınlara bıraktınız
çekingen, tutuk, saygılı.
bütün yakınlarınız
sizi yanlış tanıdı.
bitmeyen işler yüzünden
(siz böyle olsun istemezdiniz)
bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
kalbinizi dolduran duygular
kalbinizde kaldı
siz geniş zamanlar umuyordunuz
çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
yılların telaşlarda bu kadar çabuk
geçeceği aklınıza gelmezdi.
gizli bahçenizde
açan çiçekler vardı,
gecelerde ve yalnız.
vermeye az buldunuz
yahut vakit olmadı


sevgileri bırakma

sabit ince

sevgileri yarınlara bırakma
doyasıya,   inadına sev bugün
sevgiyi sevdayı yabana atma
doyasıya inadına sev bugün

yarınlar meçhuldür, bugünü yaşa
inadına haykır dağlara taşa
sevdanın türküsü dosta ulaşa
doyasıya inadına sev bugün

sevgisiz yaşanmaz damarın kurur
bu yolda engeldir kibir ve gurur
severek yaşamak en büyük onur
doyasıya inadına sev bugün

ince bir noktadadır sevgiyi tatmak
sevgisiz kalplere bir çıngı atmak
ilk hedef sevgiye aşkı da katmak
doyasıya inadına sev bugün


sevgilerin en büyüğü

hakan gökmen

sevipte söyleyememek
söyleyipte reddedilmek
reddedilipte bir daha konuşamamak
konuşamayıpta hep içine atmak
ve içine ata ata büyüyen sevgi
sevgilerin en büyüğüdür

bakıpta dokunamamak
dokunupta ona birşey hissettirememek
birşey hissettiripte karşılık alamamak
ve bu karşılığı sabırla beklemek
aşkların en büyüğüdür

istanbul - 26.12.2006


sevgilerin en güzeline

kerem kayar

geceyi gösteren saatin akrebinde gözüm
titrek duman çıkaran sigaram,
bir bardak çayım
zamanın ne kadar yavaşça akışına isyanım...
anlayamadığım, yıldırım aşkı dedikleri mi yaşadığım
sendin be sevgili
mutluluğum adresi...
her sabahın seherinde
bedenime acı çektirmişim meğer
'o'nlar olduğunda...
yüzünü ne kadar da az görmüşüm
halen doyamamışlığım bundan...
özlemim ise
günün yirmi dört saatinin yirmi üçünde
günün bir saatine
tekabül ediyordu tüm zamanlarım senin ile...
bir saatlik muhabbetin ile
gülüşünde saklı cennetim
ekmeğin buğusu kadar güzel kokan
aş'ım sen olmadan doyamadığım...
günahsız bebek yüzlü, çayır gözlü,
sevgilerin en güzeli
kardelen çiçeği kadar zor, kadın
yüzünün, gözlerinin tebessümünde hapse hasretim(...)

kocaeli - 2006


sevgilerin yalnız bana

mehmet nacar

sen de normal, sen de uygar insansın,
dostlukların dört bir yana olmalı.
sevdasını yüreğime asansın,
sevgilerin yalnız bana olmalı.

biri sana aşk mektubu yazmışsa,
adın ile ünvanını kazmışsa,
satırları şiir gibi dizmişse,
tepkilerin yalnız ona olmalı.

bilmem nasıl, ne zamanda gördüğün,
her sözünü bir sevgiyle yorduğun,
benden bölüp, ona pay pay verdiğin,
sevgilerin yalnız bana olmalı.

seviyorsam kıskanmakta haklıyım.
o açıkta, ben kenarda saklıyım.
mantık değil, seven gönül aklıyım,
sevgilerin yalnız bana olmalı.

yıktığını yıkamazdı ordular,
sevgilerin yüreğimden vurdular.
sevdalılar bunu böyle yordular,
sevgilerin yalnız bana olmalı.

gaziantep


sevgili

enis kozlu

ey sevgili sana seslenmiştim, neden duymadın beni
nasıl tanımadın, nasıl görmezlikten geldin sen beni
insan sevdiğine böyle mi yapar, hiç mi üzülmedin
suçum sevmekti, sevmemekle cezalandırdın sen beni

kül olması için mi kurmuştum bütün hayallerimi
oldu bittiye gitsin diye mi vermiştim bu sevgimi
zehir mi ettin, bütün hayallerimle emellerimi
lale değil, gonca değil, bir gülistan yandı kül oldu
uzatmıştım sana, n’olurdu sanki alsaydın kalbimi


sevgili

sadık kaya

sevgili, dünyanın her yerinde
insanlar aç açıkta ve ölümle yaşam arasında,
çıplak ayakla geziyorlarken
benim mutlu olmam,
dünya nüfusunun bire bölümü kadardır.

sevgili,
mutlu olamam ve olamaz ben gibi düşünenler
bilirler ki bir fidan, dikenlerin arasında da olsa
boy vermesini bilir.
yokluklara ve açlıklara aldırmadan
ama ulaşmak istediği boydan
her zaman bir adım kısa kalır.

sevgili, zamandan gayrı endişemiz yoktur
nasılsa her sevgi her nefret
doruğundayken savaşır…
dünya nasılsa değişmeye gebedir ezelden beri…

ankara - temmuz 2005


sevgili

ahmet ulukaya

ey sevgili
sevgiden gayri
ne varsa gönlümde
atmak isterim
yüzümü koyup yere
kapında yatmak isterim


sevgili

ahmet gül

kalbimizi açıp gir dediğimdin
bir dediğini iki etmediğimdin
hiç aklımdan çıkarmadığımdın
sevgili zannetmiştim sevgili değilmiş

başımda dert ettiğimdin
özlemini kalbime yazıp silmediğimdin
ismine şiirler yazdığımdın
sevgili zannetmiştim sevgili değilmiş

bir gün var ki çok koyar olur bana
14 şubattır ne gerek var ki açıklamaya
bir hançer gibi saplanır çıkmaz yürekten
sevgili zannetmiştim sevgili değilmiş

yarı yol olmadan yolda bıraktın
giderken ardına dahi bakmadın
bir ismin kalmıştı onu da bırakmadın
sevgili zannetmiştim sevgili değilmiş

aşk, sevgi hani nerde
bu hangi sahne hangi perde
bitti diye söyledin ya
sevgili zannetmiştim sevgili değilmiş

ahmet söyledi ne olduğunu
bilmem ki aşkın şimdiki durumunu
sormak nasıl gelmez mi
aşk çıkar dedim karşıma çıkacak değilmiş.


sevgili

hande iltir

ne soğuk geceler geçirdim
dışarıda kar, fırtına
şimşekler çakardı gökyüzünde
pencerenin önünde sabaha kadar
ağladım yalnızlığıma
sen bilemezsin sevgili
geceleri korkutan sessizliği
yalnızlığımı bilemezsin sen
hergün biraz daha
eriyip, bittiğimi hissedemezsin
ellerin bana çok yakındı
yüreğin bir o kadar uzak
aynı güneş ısıtıyordu bizi
aynı sokaklarda yürüyorduk
geçtiğin sokakları iz belledi dizlerim
bir mektup buldum bugün çekmecemde
gidişinle yazmış olduğun
aylar geçti biliyorum
aynı o günkü gibi okudum satırları
bir kış daha bitiverdi bak sensiz
soğuk gecelerde
nasıl dayandım bilinmez
artık ölümsüz sevdanı yüreğime gömüp
sensiz bir diyara doğru yol alıyorum
engellerim çok biliyorum
ama nefesin yok oralarda
ellerin yok
gözlerin aydınlatmasa da yüreğimi
yüreğin yok sevgili...
işte bu yüzden gidiyorum
aslında gitmiyorum ben
sanırım sen ve sen'li anılardan kaçıyorum


sevgili

kenan erzurum

sultanım versen fermanın,
" yok, " desen " derde dermanım "
" faydası yok yalvarmanın ! "
gene de sana gelirdim.

acılar çeksem aşkına,
dönsem divane şaşkına,
bilsem ki fermanın cana,
yine de sana gelirdim.

varmak için emellere,
yol gerekmez hayallere,
düşseydim gurbet ellere,
gene de sana gelirdim.

istanbul - 1988


sevgili

zeki arlan

yalnız kendini sevme.
bir bohça gibi sarıp sarmalayıp,
kaldırdığın sevgiyi çıkart artık.
içindeki sevgi kalesini yıkma.
sevginin kalesini yeniden kur.
çocuklarını sevdiğin öpüp kokladığın gibi.
yaşamı hayatı insanları sev öp kokla.
sevmenin sevginin yanlışı yok.
yaşın ilerleyip yorgun düştüğünde.
niye yapmadım demeni istemiyorum.
sevgi, sevgili ne kadar uzaklarda olsa da ara bul.
örtmek istediğin sevgileri örtme aç.
uyandır içindeki sevgiyi, saklama.
yüzündeki tebessüm içindeki ateşin aynası.
sen sevgisiz yaşayamazsın aç yüreğini.
içindeki sevgi özgür olsun.
bırak denizlere dağlara kırlara.
önceki yaraları sarsın sarmalasın unutsun
yeni sevgilere sevgililere aşklara yelken açsın.
sevgili uzaklarda olsa da çağır.
sen sevgisiz yaşayamazsın.
artık dinlenmeliyim diyeceğin zamanlara.
anıların hatıraların kalsın sevgili.

25.12.2001


sevgili

candaş koç

kimse sevmedi seni
benim gibi
kimse sevemez
sevdin mi beni ?
bilmiyorum
ben çok sevdim seni


sevgili

öktem berat özel

ufuğa bakan gözleri vardı yaz bahçelerinde
yakamozları seyreyleyen sevgililer yaşardı
sevdalarıydı içki kadehlerinde buldukları
içiyorlardı aşıklardı çünkü...

düşünceleri götürüyordu onları sevgiliye
mutlu olmalılardı içten seviyorlardı
aldatmıyorlardı kendilerini ya da sevgiliyi
sevmek onlar için sevgiyi tatmaktı
taze gül kokan sıcak sevdalarda


sevgili

kemal çırak

başlamak geride kalan bir bitiş
kendimi bölüştürüyorum ve ariyorum
parçam kalmiyor belki ölüyorum
belki yeniden dirilemeyecegim
en çok küfürbaz çocuklar üzülecek
sizim sizim olacagim seni öpmedim
bilemedim ellerindeki islak ateşi
bir leke vardi solugunda biliyorum
kimseden saklamiyorum seni ve şairligimi
bir boşluk koyuluveriyor ellerim
kalbim ve başimin ara yerine nasil agir
nasil sen oluyorsun bu bayraklarda
nasil böyle mavi böyle deniz böyle köpük
böyle içler sizlaticisi upuzak bir şehir

şehir dökülüyor her yaninda duman tütüyorsun
eriyor ses ve ona ait ne varsa, karlari düşünüyorum.
birer birer eriyor türkülerim, agliyorum.
birileri beni soyuyor orta yerde çiplaklaşiyorum.
herkesin göz ucunda ben, biliyorum.
bir sen bakiyorsun bana, utançsiz.
yeni bir örtü oluyorsun çiplakligima.
(seni böyle sevişimden midir;belki gece
yoksa senin sevişinden midir, keşke)
bogazlanmadan birakiyorum kendimi yanibaşina.
solugunu kirletmeden öpüyorum dudaklarindan.
kuduruyorum, denizler yetmiyor beni durdurmaya.
karşinda ben varim bütün sesiyle varoluşumun.
çakallara ragmen daglar düşümüzdür seninle.
(akşam olurken ve bütün diger devinimlerinde zamanin
hep şunu sorarim kendime;neler düşünmeli böyle zamanlarda,
nasil düşlemeli bu sevgiliyi, ne söylemeli kimlere)
gürültü yapmadan çogalalim evlere dogru
sonumuz beyaz olsun, kiş degil yazin ortasinda
çünkü ben seni böyle seviyorum(leylayi unutma)
çünkü ben sana bütün yüregimle ilan-i aşk ediyorum


sevgili

ayhan yavuz

çok sevdiğim masmavi
uçsuz bucaksız tertemiz,
okyanusların kıskandığı
güzelliğini,
köpüğüyle bedenimi yunup
duruluğuyla kirimi arıtıp
altın kumlarına kardığı
zarafetini,
körelmiş gözlerimle görüp
incelmiş duygularımla sevip
ağır kulağımla duyabilmeyi
evrenselliğini,
sevmeni beni, kuşatmanı
içimi, katmanı içine...
hep mi bekleyeceğim ey
yüce sevgili ?

ankara - 2004


sevgili

zafer ardıç

ey gözleri ümidim,
gülüşü neşem,
ey sükutu hayalim,
kederi öfkem.

bir tebessüm göstersen,
aldırmam inan belaya,
bir hoş kelam bahşetsen,
güler geçerim cefaya.

ey kaşları yayım,
bakışı ahum,
ey lehçesi hayranım,
canı ruhum.

bir an olsun ağlama,
gül çehren daim gülsün,
gel de şu kalbimi dağlama,
gönül bahçemin ilk gülüsün.

kasım 2007 - ankara


sevgili

ayten uslu soysaltürk

hayatı bilmiyorduk önce sevgili,
ıslak bir kaldırımda, paçalarının kirlenmesine aldırış etmeyen,
yağmurun altında koşup oynayan, hayatı tüm yüreğiyle kucaklayan
yaramaz bir çocuk gibiydik ikimizde.
günler geçti, aylar geçti, büyüdük bir zaman sonra.
sonra üzüldük, sardık, sarmaladık birbirimizi.
hayata karşı bir türkü tutturduk gülümseyerek,
kimsenin bilmediği bir türkü...
ezgisinde denizlerin en iri dalgası,
dağların çıkılmamış noktası,
bildiğim bütün çiçeklerin en kırmızısı, en yakıcısı...

en çok insanlara üzüldük, insanlara yandık ve ağladık,
ama en çok da yine onlara aldandık.
televizyonda gördüğümüz en uzaklardaki çinli bir çocuğa ağladık dakikalarca,
dualarımızı gönderdik en sadesinden...

ayağından yaralanmış bir hayvana üzüldük, insanlar insanları öldürürken.
ruhu çamurla sıvanmış insanların yüreğinden, sevgi adına tek bir ışık görünmezken,
biz ne bir serçe kuşuna ne bir yaban çiçeğine kıyabildik.
yanlışımız buydu demek sevgili...

umutlarım, yitirilmiş beklentilerim vardı hayata dair,
sevgilinin gül yüzü, ona söyleyemediklerim ve içimde bir çocuğun yaşama heyecanı vardı,
en koyusundan.
yaşatmadılar !
çaldılar sevgili...

güzellikler düşündüm alabildiğine,
hayalini bile kurdurmadılar,
kim vurduya gittik sevgili...

hayat bize acımadı sevgili...
en acımasız yönlerini gördük hayatın.
bir kış gününde, bir köşe başında,
bize garip bir pusu kurdular
ve bizi beklenmedik bir anımızda
kendimizi tam da hayata hazırlamışken
sırtımızdan vurdular sevgili...
sırtımızdan vurdular...

gülşehir - mayıs 2005


sevgili

onur ardan

bir yudum su gibi aktın içimden
doyamadım yine içmek istedim seni
suya muhtaç bir gönül var ki
her saniye yudumladım duraksız seni

bir nehir gibiydin geçtin hayatımdan ki
bende sana bir nehir yolu oldum
yüreğimde taşıdım ve taşırım seni hep
sen bana bir yudum hayat oldun sevgili

hiçbir zaman kurumasın suların sevgili
durma ak içimden ölene kadar
son nefesim kapıma dayandığı vakit
olsun bir damla suyun bana verecek kadar

yaşamaksa sensin ölmekse yine sen
sensiz isem ben, ben bensizim demektir
kuruma taş dipsiz göklere kadar ey sevgili
taşta senin içinde boğulayım ey sevgili
taşta senin içinde öleyim sevgili

istanbul - 2006


sevgili

sarphan uzunoğlu

sepya

şöyle bir düşününce kolay olabilirdi
bir el diğerine yanlışlıkla dokunur
diğeri fırsattan istifade o’nu tutabilirdi…
bir göz diğer göze yanlışlıkla bakabilirdi
ağız boş durmaz seviyorum bile derdi
hatta tutardı, el elden uzağa götürebilirdi diğerini
kimse isim sormayabilir
ne olduğu bilinmeyebilirdi..
bir bankta da
bir yolun ortasında da olabilirdi
ben yine de sevebilirdim seni
üç dakika üç saat üç gün sürebilirdi…
gündüz olmadan geceler
sabah olmadan akşamlar da gelebilirdi
duvaklar takılır, kahveler yapılırdı..
bir anda olup biterdi her biri
ama gelip gitmedi hayat
hayat etmedi bizi esiri….
muhtaç olmadık yalandan sevişlere
ıslanırız diye girmediğimiz sular olmadı
ateşler elimize değdi, acımadı
bir de öğrendik ayrıyken olmadı…
işte bundan
tam da bundan sevdim seni sevgili…

08.08.2006


sevgili arkadaşım

süreyya berfe

1.

gözlerinin rengi gibi
yüreğinin rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, ellerini gördüm önce
toplayan, düzelten, onaran ellerini
dokunduğuna soluk aldıran
telaşlı, usta, sevecen ellerini

geç anladım ve inandım
her gün daha çok inanıyorum
ellerin, güzel işlerin karıncası
ellerin, ellerden bıkmış ellerime sığınak

2.

yüzünün rengi gibi
dudaklarının rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, özverini gördüm önce
içinden çavlan gibi dökülen özverini
hep koşan, yürümeyi bilmeyen
hesapsız, gücendirmeyen, saydam özverini
neye uzansa dirilten
susan, hüzünlenen, sıcak özverini

geç anladım ve inandım
gün gün daha çok inanıyorum
özverin, güzel işlerin arısı
özverin, sözcüklerden yılmış kafama barınak

3.

derinin rengi gibi
sesinin rengi gibi
saçların da kendi renginde

ama ben, seni gördüm önce
gülen, yaşayan, bilen seni
körpe bir söğüt dalı gibi çırpınan
durduğu yere can veren
gönüllü, duyan, seven seni

geç anladım ve inandım
şimdi daha çok inanıyorum
sen, hayatın ablası
saf olan her şeyin mayası
sen, eşyalardan usanmış kalbime dayanak

4.

sevgili arkadaşım benim
sana'sevgili arkadaşım'diyorum
budur, bizim anladığımız sevdanın tanımı
işte sana bir aşk şiiri
içinde'sevgilim'sözcüğü geçmiyorsa
suçun yarısı senin
çünkü, ben de bize yaraşanların sözcüğünü değil
kendisini seviyorum senin gibi


sevgili arsız ölüm

cengiz yanık

olmak ya da olmamak
yaşamak ya da ölmek
fark etmiyorsa eğer,
al beni kollarına
sevgili arsız ölüm...
bir can dost gibi
kucakla beni
seni çok seviyorum
sevgili arsız ölüm...

adana - 25.09.1987



cilt bakımı, el ve ayak bakımı, makyaj, saç bakımı, zayıflama, lens, şifalı bitkiler, kahve falı, ilkyardım, botox...
bilgi ara / www.bilgiara.com

Şiir ara / www.siirara.com / şiirler
şiir, şair, şiiri, şairi, şiirler, şairler, şiirleri, şairleri...