
Şiir ara
İçerisinde son şiir* geçen şiirler toplam: 13 sonuç...
bircan çalışkan
şiirler var eski yıllarımda yazılmış saklanmış gönderilmemiş anlaşılmamış karşılık verilmiş verilmemiş yaşanmış eskitilmiş dokunulmamış şiirler var eski yıllarımda yazılmış belki unutulmuş belki izleri gömülmüş son şiirim olan biri var şimdi uzakta ama yakında yaşanmış ama yaşanmamış dokunulmuş ama dokunulmamış kırmızı bir masalın içinden en mahrem düşlerime girmiş
son şiirimsin benim
2001
ferdi eroğlu
ayın o karşı konulmaz karanlığında yalnızca yalnızların farkedebileceği yıldızsız bir gecede tanıdım seni... zamansız; belki de geç kalınmış bir aşktın sen benim için... etrafımızı aydınlatan yalnızca sokak lambalarıydı gözlerinin karanlığına onlar da dayanamadılar zaten dayanamazdılar kendimden biliyorum... şimdi; dipsiz kuyulara düşmekten ve gözlerinin karanlığında kaybolmaktan korkuyorum boşluktaki sesin yankılanması gibi sesimi de hiçkimsenin duymasını istemiyorum... sessiz sedasız terkedilmiş kimliği belli bir köşeye sıkışmış kenttin solgun ışıkları altında kaybediyorsun yüzünü...
eren cem yıldırım
arkadaşıma
son yıldızda kaydı artık göklerden bana seni hatırlatacak bir şey kalmadı hani ağaç bir çekirdekten meydana gelir ya bir bakışından kalbime saplanan okla yazdım ismini kalbime hiç çıkmamacasına ve o çekirdekten bir ağaç değil belki ama dünyayı kaplayan bir sevda çıktı mecnun çölde yaşadı sevdasını ferhat ise dağlarda biz ise her yerdeydik belki tarihin sayfalarına yazılmadık kimse hatırlamadı belki dilden dile nesilden nesile aktarılmadık biz kem gözlerden uzak kendi dünyamızdaydık her gece yıldızların altında birbirimize şiirler okurduk ve mutluyduk biz hiç hasret acısı çekmedik benim için her yer sendin ve paha biçilmezdin ama şimdi yoksun şu satırlar artık öksüz ve yetimler ben ise hala bıraktığın yerdeyim ve hala bir dirhem bile eksilmedi sevdam ama sen yoksun niye gittin ki niye bıraktın ki koca dünyada beni bir başıma şimdi dört duvar arasında hapisim biçare ve yapayalnız artık kimse beni sormuyor bir hayalin birde rüzgar birer birer gidiyor sana dair her şey işte hatıraların gitti biliyorun yakında hayalinde gidecek bir boşlukta çırpınıyorum elimden tutan yok işte bak son yıldızımızda gitti ama ben hala bitiremedim sana yazdığım son şiirimi...
tokat - 19.11.2006
akif inan
mektubunu aldım, her satırında sitem yazmışsın. beni de sormuşsun ya hani, hamam eski olunca tasım altın olsa ne yazar ? aha bu dağlarda vurdular dağ çiçeğimi, seni de bu limandan götürdüler ! işte o günden beri: yastığımın altında tabancam, bir elim tetikte, dikenler üstünde her gece, sabahı bekledim ölmeden, azrail'e görünmeden. ve şakaklarımda balyoz sesleri, yalvardım her gece allah'a; uyandırmasın diye, rüyamda görmeden seni. caddenin ışıkları sızarken, buğusuna adını yazdığım penceremden, hep sen geleceksin sanırım, belki de kandığım, belki de aldandığım hep bu yüzden. bilsem ki başıma çökecek bu kahpe beton, bilsem ki boğacak beni bu gardiyan duvar, aman mı verirdim çakan şimşeklere, bilseydim beni sevdiğini, kuru fasulyeyi sevdiğin kadar. yokluğunda, hasretini içimde büyüttüm sensiz geçen eylül akşamlarında ekmeğimi çaldırdığımda gücenmedim, saçlarımı yolmadım çıldırdığımda, başımı masadan her kaldırdığımda: resimlerinle avundum, hayalinle doydum, erkekliğe kurşun sıkarcasına ağladım geceleri sensiz gittim her kavgama, ölmelere meydan okudum. ne gücüm kaldı, dakikalar boyu çalan telefona bakacak ne takatim, dudaklarımın ucunda titreyen son cigaramı yakacak... senelerdir tek tabanca, yorgun, bitkin, paramparça sakallarım nikotin sarısı, geceler katran karası, vurgun yedim iflah olmam derinde kalp yarası...
hatırlar mısın hani ? alemdar sinemasına ferdi tayfur'un filmine ilk biz giderdik. akşamları beni lunaparka götürdüğünde, sen kafayı bulunca dönüşte, gaza gelir, herkesin dolmuş parasını biz öderdik.
babam tuğla keserdi, tuğla ocağında gündüzleri, geceler yorulurdu da, gündüzü devirmekten; babam asla yorulmazdı; kırk kilometre boyunca pedal çevirmekten. akşamları eve geldiğinde, bıyıklarından buzlar sarkardı, sonra yanağıma öpücük kondurur, sobanın yanına uzanır, cigara yakardı...
ablamı çok severdim, kaç yıl olduysa gelin olup gideli, ya ilkokuldaydım, ya da okula yeni başlamıştım ablamı benden aldınız diye, rahmetli döndü hala'nın kapısını az mı taşlamıştım...
şimdi ne varsa o eskiden kalan: anı, hatıra, hepsi koca bir yalan ! ve artık kalmadı benim bu dünyada işim, canım kardeşim... ne yazacak iki satırım, ne de allahtan muradım olsun. bir daha sana yazarsam, anam avradım olsun.
yüksekova / hakkari - 2000
murat tuna
sana yazdığım her şiirde kalbim kağıt kanım mürekkep oldu her şeyin bir başlangıcını olduğu gibi birde bitişi oldu ve benim sana yazdığım şiirlerinde bitişi bu sana son şiirimi yazıyorum ve beni anlamanı istiyorum seni çok seviyorum kalbimin her atışı aldığım her nefes senin için sen benim canımsın damarımdaki kanımsın kısacası söz geçiremediğim yarımsın seni sensiz yaşıyorum, içimde bir ateş gibi parlıyorsun söndüremiyorum ne yapsam seni unutamıyorum sensizliğe dayanamıyorum ne olur beni sensiz bırakma ben sensiz bir yetim gibiyim sessiz ve çaresiz sensin benim yaşama amacım sen kaderim alın yazım her insanın bir zayıf tarafı vardır sende benim zayıf tarafımsın kısacası sen benim söz geçiremediğim yarımsın eger bir gün seni kolunda biriyle veya beyaz bir gelinlikle görürsem o zamanda benim bittiğim gündür şimdi sıra sende konuş bana beni sevdiğini söyle seni seviyorum de sensiz yapamıyorum de bitti bu şiirde bitti yine umutsuz bir vaka yine bir talihsiz kaderimleyim ve şu lanet dünyada hala yaşıyorum eğer bunun adı yaşamaksa kalbim sızlıyor ağlıyorum sensizliğe ağlıyorum yalnızlığa ağlıyorum
selim engin tunç
kapıldım rüzgarına, bazen hepin ve hiçin. bu aşkın gidişine, veremedim bir biçim. vazgeçişmiş aslında, yaptığımız her seçim. başka sebep arama, sorma nasıl ve niçin ? bu sana son şiirim, güzel gözlerin için...
26.08.2007
kerem kayar
ve bir nöbetti seni beklemek... zemheri akşamlarda firar yüreğimle... zamanın korkutan yanıyla gülüşüne sığınmaktı... bir cami avlusunda dua gibi... en içli ağrılarımla kordu seni beklemek... sensiz kalmak kadar kötüydü kıyamet... diz çökmüşüm ellerim semaya dönük... bir duam var artık seni sevmek... boğulmak kendi çığlığında... an be an dağılmak rüzgarla... ağıttı, deyişti, destandı seni beklemek, zamanı girdabında... yırtık sesim ile göğü delen bir feryat... ayrıntısında gizli kalan aşklara... ben asiyim acılara kardeş yüreğim... seni beklemek gibi bir derdim olsun... sensizliğe yazdığım, ne olur bu son şiir olsun...
aşık veysel şatıroğlu
selam saygı hepinize gelmez yola gidiyorum ne şehire ne de köye gelmez yola gidiyorum
gemi bekliyor limanda gideceğim bir ummanda gözüm kalmadu cihanda gelmez yola gidiyorum
eşim dostum yavrularım işte benim sonbaharım veysel karanlık yollarım gelmez yola gidiyorum
ölumunden kisa bir sure once oglu ahmet satiroglu'na yazdirmistir.
rıfat ılgaz
elim birine değsin, ısıtayım üşüdüyse boşa gitmesin son sıcaklığım !
can aydın
ilk şiirimdi gidişin...
bir şiir yazmıştım sen yokken seninle başlamış, hasretinle bitirmiştim mısralarımı.
bir şiir daha yazmıştım binbir umutla belki diye başlamış, sen yine yoksun diye bitirmiştim.
ne zaman şiir yazdıysam sen hep gidiyor, ben ise hep ölüyordum.
bu şiiri son kez yazıyorum sana sen son şiirimin, en son gidişisin mısralarında...
ekim 2000
selahattin ocaklı
giderim bitmez su gönlümün yolu, sensin bilirim bu yolun sonu, çok geç olsada anladım bunu, sen misin imkansız, sevgin mi söyle.
bakarım denizin mavisinde gözlerine, uzanırım bulutun beyazında tenine, okşarım başağın sarısında saçlarını, sen misin imkansız, sevgin mi söyle.
günler zalimdi, sen yoktun yanımda, seni aradı gözlerim, her anımda, ismin dilimde, gözlerin rüyamda, sen misin imkansız, sevgin mi söyle.
ne biter bu sevda, ne de son bulur, ömrüm bitse bile kalbimde durur, sen çağlayan olsanda dudaklarım kurur, sen misin imkansız, sevgin mi söyle.
şu gönül bahçemde ki tek gülümsün, bilirim bir tek bana ölümsün, yarınım da sensin, hemde dünümsün, sen misin imkansız, sevgin mi söyle.
bu sana son şiirimdir bilesin, ister yırt at, istersen sakla sen bilirsin, allah'ım seni mesud, bahtiyar etsin, sen değil bilesin, benim imkansız. imkansızların adamı...
metin ziya erbaş
seni sevmek haram bana. neylersin ki, ben bir günah daha işliyorum bu şiiri yazarak. seni seviyorum...
ilker bartu
olmasaydı gözlerimde yaş doğmasaydı gözlerin karanlığıma çoğul yalnızlığıma ortak olmasaydı keşke gidişin... ve sana yazılmasaydı son şiirlerim... !

|